Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/1189 E. 2026/4363 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1189
Karar No
2026/4363
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlunun, İcra Mahkemesine başvurusunda, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2018/7255 E. sayılı takip dosyasındaki borcu ile alacaklı olduğu İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün 2018/6135 E. sayılı takip dosyasındaki alacağının takas ve mahsubu ile alacaklı olduğu takip tutarının daha fazla olması nedeniyle işbu şikayete konu takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda istemin kabulü ile takip dosya alacaklarının borca yetecek kadarının takas ve mahsubuna hükmedildiği, alacaklının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlu yanca temyiz edildiği görülmüştür.

Somut uyuşmazlıkta; Bölge Adliye Mahkemesi kararına dayanak yapılan ve İcra Mahkemesi bakımından bağlayıcı olduğu belirtilen İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/177 E. sayılı dosyasında görülen itirazın iptali kararının incelenmesinde, borçlunun takas talebinin reddine hükmedildiği, bu karara ilişkin istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesinin 2021/1184 E. sayılı karar gerekçesinde ise, borçlunun takas mahsup talebinin savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olması nedeniyle mahkemece usulden reddi gerekmesine rağmen esastan reddinin hatalı olduğu belirtildikten sonra bu hususun sadece eleştirilmekle yetinildiğine işaret edilerek, hüküm kısmında borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği ve kararın kesin olarak verildiği tespit edilmiştir.

Genel mahkemede verilen karara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf incelemesi sırasında gerekçe kısmında eleştirmekle yetindiği kısmın İcra Mahkemesinde bağlayıcı olup olmadığı hususunun aydınlatılması bakımından itirazın iptali davalarının niteliğinin belirlenmesi gereklidir. Bu davalar, icra takibine yapılan itirazın bertaraf edilmesi için açılan davalar olup, bu davalarda mahkemenin def'i yoluyla ileri sürülen takas talebini reddetmesi, talep edilen takas hakkının esastan ortadan kalktığı anlamına gelmez. Borçlu, aynı takas konusu alacağını başka bir bağımsız davada tekrar ileri sürebilir.

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında; borçlunun takas talebinin, itirazın iptaline bakan mahkemece esastan reddedildiği ve buna dair istinaf

incelemesinin de Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi nedeniyle takas talebi yönünden söz konusu kesinleşmiş ret kararının icra mahkemesini bağlayacağı sonucuna varılmış ve genel mahkemelerde tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan bir uyuşmazlığın kesinleşmiş kararla sonuçlanması durumunda, aynı husus icra mahkemesinde şikayet konusu yapılamaz ve yeniden tartışılamaz ise de; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde, takas talebinin asliye hukuk mahkemesince usulden reddi gerektiği ortaya konulmuş olduğundan, söz konusu gerekçe göz ardı edilerek sonuca gidilmesi doğru bulunmamıştır. Zira, itirazın iptali dosyasında verilen karar, takasın esası hakkında bir tartışma içermediğinden icra mahkemesinde bağlayıcılığı olmayıp, usulden redde ilişkin kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacağından, borçlunun İcra Mahkemesine yaptığı takas talebinin esasının incelenmesi gereklidir.

Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının sair istinaf nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 22.10.2025 tarih ve 2024/1465 E.-2025/1861 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/1189, K. 2026/4363, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-1189-e-2026-4363-k-29110344071c