Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/3809 E. 2026/4611 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3809
Karar No
2026/4611
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2487 E., 2026/245 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri, sanık hakkında olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, Yargıtay örnek kararlarının dikkate alınması gerektiğine, kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine, katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, sanığın eylemini kasten işlediği kabul edilmese bile olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın olay esnasında telefonla konuştuğuna, geri geri giderken ölene çarparak iki kez üzerinden geçtiğine, birden fazla kusurlu hareketinin bulunduğuna, sanığın olay yerinden kaçtığına, kararın sanık aleyhine bozulması geektiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri, kararın hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, kamera kaydının kaza yerini tam olarak görmediğine, sanığın ölene çarptığı ve bildiğine dair bir tespitin bulunmadığına, olay yerinde keşif yapılması gerektiğine, ayrıntılı kusur raporunun alınması gerektiğine, raporlarda ölenin sırtı dönük olduğunun kabul edildiğine, eğer yaya geçidinde olsa idi ölenin yan şekilde olması gerektiğine, kaza noktasının yaya geçidi olmadığına, sanığın kusurunun bulunmadığına, yayanın dalgın halde olduğuna, cezanın belirlenmesinde hata yapıldığına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanması gerektiğine, sürücü belgesinin hakkaniyete aykırı şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak alınmaması gerektiğine, hükmün gerekçesiz olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;16.07.2025 tarihinde sanığın açık kasa kamyoneti ile yerleşim yeri içinde gündüz vakti, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz olduğu, hız sınırının 50 km/s olduğu, üç şeritli, bölünmüş, asfalt kaplama caddede sağ şeritte seyir halindeyken olay yeri Batı Kardelen Sitesi önüne geldiğinde, kamyonetin kasasında yüklü bulunan havalandırma malzemelerini teslim edeceği şantiyenin bulunduğu caddeyi kaçırdığını anlaması üzerine, kolluk ifadesi ve sorguda verdiği ifadesine göre 50-100 metre kadar geri geri gittiğini beyan ettiği; bu esnada ölenin ise kamyonetin sağından gelip sırtının araca dönük vaziyette yaya olarak ilerlediği, kamyonetin arka kısımlarıyla ölene çarptığı, üzerinden geçtiği, kamyonetin sendelediği ve yine ölenin üzerinden geçmeye devam ettiği, sanığın hareket halinde ilerlediği, olay yerinden ayrıldığı, kusur raporuna göre sanığın asli kusurlu olduğu, sanığın duruşmadaki savunmasında araç kullanırken telefonu hoparlöre alarak konuştuğunu belirttiği, HTS kayıtlarına göre olay saatinde görüşme yaptığının anlaşıldığı, sanığın geri geri manevrası ile hareket ederek yaya geçidinden geçmekte olan yayaya çarpması ve aynı anda telefonla konuşması durumlarının her birisinin bilinçli taksir için yeterli olduğu, sanığın bilinçli taksirli üç hareketi olduğu kabul edilerek, bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli görülmüşse de sanık hakkında sübut bulan taksirle öldürme suçundan ceza tayin edilirken, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları da nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca uygun bir cezaya hükmedilmediği, kaza tespit tutanağı ekindeki krokide kamyonetin arka kasası ile yaya geçidi arasındaki uzaklığın 8.50 metre mesafe olduğu, sanığın sevk ve idare ettiği araçla döneceği caddeyi kaçırması üzerine, kullandığı yüksek sayılabilecek kamyonetle trafik yoğunluğunun olduğu caddede, manevra kurallarına aykırı hareketle arkasında gözcü de bulundurmadan geri geri geldiği sırada, yolun karşısına geçmeye çalışan yayaya aracının arkası ile çarparak ölümüne neden olduğundan bilinçli taksire esas olan kural ihlalinin tek olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 22/3.maddesi uyarınca temel ceza miktarından (1/3) oranında artırım yapılması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığın gözaltında ve tutuklukta geçirdiği sürenin, 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de bu husus infaz aşamasında gözetilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 63. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/3809, K. 2026/4611, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-3809-e-2026-4611-k-4f354940ec12