Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/317 E. 2026/4542 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/317
- Karar No
- 2026/4542
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/58 E., 2016/197 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli kararının; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hükmün katılan ... vekili tarafından temyiz edildiği; ancak katılanın nüfus kaydına göre temyiz incelemesinden önce 29.04.2020 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, ölüm ile vekâlet ilişkisinin sona erdiği, bu nedenle vekilin, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a,52. maddeleri gereğince 27.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiş, Dairemizin 30.10.20 24... .10.2025 tarihli tevdi kararlarında belirtilen eksiklikler giderildikten sonra dava dosyası yeniden Dairemize gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; katılanın tali kusurlu olduğu yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğuna, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğine, ceza miktarına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna, sürücü ...'ın asli kusurlu olduğuna, kaza tutanağı ve bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmediğine, sanığın kusuru olmadığına, ceza miktarına, erteleme hükümlerinin uygulanmamasına ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08.11.2015 tarihinde, gece vakti saat 20.45 sıralarında, aydınlatmasız azami hız limitinin 80 km/sa olduğu meskun mahal dışında, açık havada, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki traktör ve traktöre bağlı pamuk yüklü römork ile iki yönlü asfalt kaplama köy yolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde gerisinden aynı istikamete seyir halinde olan katılan ...'ın idaresindeki otomobil ile römorkun sol yan kısımlarına otomobilin ön sağ kısımları ile çarpması neticesinde otomobilde yolcu olan ...'ın öldüğü, katılan ...'ın yaşamını tehlikeye sokmayacak şekilde yaralandığı, kaza tespit tutanağında, katılan ...'ın manevraları düzenleyen genel şartlara uymaması ve geçme kurallarına riayet etmemesi nedenleriyle kusurlu olduğu, sanık sürücünün römorkun ışık donanımı olmaması nedeniyle kusurlu olduğunun belirlendiği, mahallinde keşif sonucu düzenlenen trafik bilirkişi raporunda sanık sürücünün traktörde gerekli işaret levhalarının bulunmadığı ve gece görünürlüğü sağlayıcı tedbir almadığı, arka işaret levhası ve uyarı lambası bulunmadığından asli kusurlu olduğu, katılan sürücünün ise hız sınırına uymadığından tali kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda sanığın kazada kullandığı aracın gerek kaza anında yolda bulunduğu hali gerekse de fiziki hali ile teçhizat durumu, kazanın gerçekleştiği saatin akşam olmasına rağmen traktör ve kasasında uyarı- aydınlatma levhaları ve aydınlatma lambasının bulunmaması nedeniyle asli kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan ...'ın UYAP üzerinden temin edilen nüfus kaydına göre, temyiz aşamasında 20.04.2020 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle CMK'nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, ancak aynı madde gereğince mirasçıların katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilmeleri mümkün olduğundan, Dairemizin 30.10.20 24... .10.2025 tarihli tevdii kararları gereğince ölenin mirasçılarına gerekçeli kararın tebliğ edildiği, ancak ölenin mirasçılarının kararı temyiz etmediği, katılanın ölümü ile vekâlet ilişkisinin de sona erdiği anlaşıldığından ölümü nedeniyle katılma kararı hükümsüz kalan ... adına vekili tarafından yapılan temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oybirliğiyle REDDİNE,
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Sanık sürücünün gece vakti, aydınlatmasız yolda sevk ve idaresindeki traktöre bağlı pamuk yüklü römorkta bulundurulması zorunlu ve gece görünürlüğünü sağlayan ışık donanımı olmadan ve arkasından gelebilecek bir aracın traktörü ve ona bağlı römorku fark etmesinin mümkün olmadığı halde yola çıkmış olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu ve 5237 sayılı TCK'nın 22/3 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde; belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği; sanığın sürücü belgesi bilgileri incelendiğinde, aynı belge numarası adı altında farklı sınıf sürücü belgelerinin bulunduğu, sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki traktör ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirle öldürme suçu sebebiyle sadece (F) sınıfı sürücü belgesinin geri alınabileceği gözetilmeden, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden ve uygulanan kanun maddesi de belirtilmeden ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesi,
3.Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine uyulmaması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, hükmün sadece sanık müdafi tarafından temyizi üzerine bozulması nedeniyle sonuç ceza miktarı sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi dikkate alınarak sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2026 tarihinde karar verildi.