İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/469 E. 2026/101 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/469
- Karar No
- 2026/101
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/469 Esas KARAR NO : 2026/101
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2025 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın, işlemden kaldırıldığı (başvuruya bırakıldığı) 11/06/2026 tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından dosya ele alınarak incelenedi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; 02.07.2025 tarihinde, ...’ün sevk ve idaresindeki ve... Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı kamyonetin, davacı ...’in yönetimindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşunda kamyonet sürücüsü ...'ün %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, kazanın sonucunda müvekkilinin geçici maluliyetin yanında kalıcı maluliyet nedeniyle sürekli iş gücü kaybı da yaşadığını, müvekkilinin kaza sebebiyle yaptığı ve ileride de yapmak zorunda kalacağı tedavi giderleri, bakıcı giderleri ile elinde meydana gelen deformasyon ve kesiklerden kaynaklı olarak vücudunda meydana gelmiş kalıcı izler nedeniyle estetik zararların da tazmini gerektiğini, müvekkilinin kullanmakta olduğu motosikletin de ağır hasar gördüğünü, kazadan sonra davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, bir miktar hasar ödemesi şirket tarafından yapılmışsa da, ödenmiş olan tazminat miktarının yetersiz olduğunu, bu nedenlerle, davanın kabulü ile tüm taleplerde de ayrı ayrı fazlaya ait hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 1.000 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davalı şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, davacının maluliyet oranının tespit edilebilmesi için öncelikle sürekli sakatlık kurul raporu alınması gerektiğini, davacı vekili tarafından sunulan uygun yönetmelik uyarınca alınmış bir Sağlık Kurulu Raporu mevcut olmadığını, ayrıca yine ruhsat belgesinin davalı sigorta şirketine gönderilmediğini, geçerli bir başvuru olmadığından dava şartının tamamlanmadığını, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından estetik zarar tazminatı ve ekonomik gelecegin sarsılması tazminatı sigorta teminatı kapsamında talep edildiğini, ancak talep edilen gider poliçe teminatı kapsamında yer almadığını, başvuranın bu tür zararlarının Trafik poliçesi teminatı dışında kalması sonucu, dolaylı giderlerine yönelik taleplerinin her durumda reddini talep ettiğini, dava konusu araçta meydana gelen maddi hasarın ödendiğini, davacının bakiye maddi zararı bulunmadığını, ödeme miktarı ile ilgili ihtilaf bulunmadığını, dosya kapsamında riziko dönemi esas alınarak hesap yapıldığını ve ödemenin gerçekleştirildiğini, ayrıca eksper raporunda belirtilen miktarın ödendiğini, davalı şirket tarafından eksper raporuna istinaden 22.08.2025 tarihinde ... hesabına 18.000,00-TL araç hasarı ödemesi yapıldığını, davacı araç sürücüsünün yeterli önlemleri almadığından çarpmayı önlemeyip, 5237 sayılı TCK’nın 22/2 maddesinde yazılı “Dikkat ve özen yükümlülüğünü” yerine getirmediğinden işbu maddeyi ihlal ettiğini, yapmış olduğu kural ihlalleri nedeniyle seyir esnasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kazanın oluşumunda asli ve tam kusurunun bulunduğu izahtan vares olduğunu, bu sebeplerle mezkur kazada sigortalı araç sürücüsünün kusur oranlarının uzmanlar tarafından belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacıların muaccel alacağı olmadığı ve dolayısıyla davalı şirketin temerrüde düşmediği izahtan vares olduğunu, dolayısıyla davalının şirketin temerrüde düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, davanın reddini talep etmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava dosyasının 11.06.2026 tarihli celsesinde HMK 150. Maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, HMK 150/5 hükmü uyarınca işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde yenilenmeyen davaların sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılacağına ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılacağına dair düzenleme bulunduğu, mahkememizce dosyanın işlemden kaldırıldığı tarih olan 11.06.2026 tarihinden itibaren 3 aydan fazla zaman geçtiği ve dosyanın yenilenmediği anlaşılmakla HMK mad. 150/5 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK' nun 150/5. maddesi uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 732,00-TL harcın dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubuna, bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yaptığı harç ve giderlerin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde avans davacıya iadesine, 6-Avukatlık asgari ücret tarifesinin 7.maddesi uyarınca tayin ve takdir edilen 1.000,00 TL vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Esas kaydının bu şekilde kapatılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 21/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır