Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4038 E. 2026/4545 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4038
- Karar No
- 2026/4545
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/47 E., 2023/132 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında bilinçli taksir artırımının (1/2) oranında uygulanması gerektiğine, temel ceza tayin edilirken en üst hadden ceza tayinine gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yeterince alt sınırdan uzaklaşılmamasına, sanığın olayın oluş şeklindeki fahiş hataları ve keyfi hareketleri toplum nezdinde tehlike oluşturacak araba sürüş keyfiyeti itibariyle olayın oluşuna göre takdiri indirim yapılmasını gerektirecek olumlu bir imajı olmadığı nazara alınarak indirim yapılmaması talebine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin tek dayanağının kaza raporu olduğuna, oysa kaza raporunu düzenleyen memurların kazayı görmediklerine, dosyada tek delil olduğundan ve sanığın 1,99 promil alkollü olduğunun saptanmasıyla birlikte ne soruşturmada ne de yargılamada inceleme ve delillendirme çalışmasına ihtiyaç duyulmadığına, yargılama sürecinde; şüpheden yararlanma, masumiyet karinesi, adil yargılanma ilkesi gibi Anayasal haklara apaçık aykırılık bulunduğuna, sanık lehine delillerin toplanmadığına, süresi içinde yapılmayan işlemler nedeniyle sanığın lehine delil elde etme imkanının elinden alındığına, çarpılan aracın lambalarının yanmadığına, kazanın oluş şekline, sanığın alkolün etkisinde bilinçli taksir hali ile suç işlediğinin kabulünün mümkün olmadığına, ölenin kanında saptanan uyarıcı maddelerin kazaya veya ölüme etkisinin incelenmemesine, ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşılmasına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 12.03.2022 tarihinde, gece saat 04.50 sıralarında, aydınlatmanın bulunduğu meskun mahal dışında, 1.99 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık ...'nun sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş düz ve eğimsiz üç şeritli otoyolda sağ şeritte seyir halindeyken önünde aynı istikamette seyir halinde olan ve kanında uyarıcı madde tespit edilen sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki otomobilin arka kısımlarına çarpması sonucu ...'nın öldüğü, sanığın aracında yolcu olan mağdur ... 'ın yaşamını tehlikeye sokan, kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, sanık sürücünün idaresindeki otomobille otoyol üzerindeki seyri sırasında yola gereken düzeyde dikkatini vermediği, önünde aynı yönde ilerlemekte olan araçla arasında gerekli-yeterli takip mesafesini korumaya özen göstermediği, dikkatsiz seyri ile olay yerine geldiğinde önünde aynı yönde ilerleyen araca önlemsizce arkadan çarpması nedeniyle asli derecede kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi gereğince mahkûmiyetine, alkollü araç kullanması nedeniyle TCK'nın 22/3. maddesi gereğince (1/3) oranında artırım yapılmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2026 tarihinde karar verildi.