Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/1478 E. 2026/4568 K. – Trafik Güvenliği

Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1478
Karar No
2026/4568
Karar Tarihi
Konu
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/397 E., 2025/54 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 53/1, 58. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.11.2022 tarihli kararıyla basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk olması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 5271 sayılı CMK'nın 251/3 , 5237 sayılı TCK'nın 53/1, 58. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın karara itiraz etmesi üzerine mahkemece genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 53/1, 58. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; yeterli değerlendirme ve inceleme yapılmadan verilmiş kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, seri yargılama usulünün uygulanması gerektiğine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Usulü Soruşturma Bürosunun 18.04.2024 tarih ve 2023/253293 soruşturma sayılı yazısı ile sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğine, bu durum karşısında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin çelişkiye neden olduğuna, suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, sanığın alkollü olması durumunun, emniyetli bir şekilde araç sevk ve idaresine mani olduğu veya tehlikeli araç kullanmaya neden olduğu yönünde herhangi bir somut delil bulunmadığına, sanık hakkında ceza tayin edilmesinin "Kanunilik" ilkesine aykırılık teşkil ettiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin dosya kapsamına uygun düşmediğine, sanığın annesinin rahatsızlığı nedeniyle zarureten trafiğe çıkmak durumunda kaldığına, erteleme hükümlerinin uygulanmamasına, eksik ve yetersiz inceleme yapıldığına, re'sen dikkate alınacak nedenlere, usule ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Yerel mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 11.11.2014 tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan araçla seyir halinde bulunduğu esnada görevli ekiplerce durdurulduğu, yapılan kontrolde sanığın 2.84 promil alkollü olduğunun tespit edildiği gerekçeleriyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2. maddesi uyarınca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen 16.05.2016 tarihli mahkumiyet tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı karar tarihinden önce 16.05.2024 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının Ankara 75. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/1478, K. 2026/4568, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-1478-e-2026-4568-k-9a87441507f8