Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/8631 E. 2026/4571 K. – Trafik Güvenliği

Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8631
Karar No
2026/4571
Karar Tarihi
Konu
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/623 Değişik iş SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : İtirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ilişkin merci kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Selim (Kars) Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2024 tarihli, 2024/490 Soruşturma, 2024/133 Esas, 2024/8 Talepname numaralı talepnamesiyle, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi yollamasıyla 179/2, 51/1. maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 250/4. maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiş, Selim (Kars) Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2024 tarihli ve 2024/198 esas, 2024/227 sayılı sayılı kararı ile verilen talepnamenin kabulü kararına karşı o yer Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmiş, Kars 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli ve 2024/623 Değişik iş sayılı kararıyla itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.11.2025 tarihli ve 94660652-105-36-36267-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2025 tarihli ve KYB-2025/147943 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58402 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/9. maddesinde yer alan, 'Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Mazaretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.' şeklindeki düzenleme gözetildiğinde,

Sanık hakkında Selim Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.09.2024 tarihli talepname ile 5237 sayılı Kanun'un 179/2. maddesi uyarınca temel ceza olarak 6 ay hapis cezasının belirlendiği, Selim Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2024 tarihli kararı ile de temel cezanın 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesine rağmen, suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, tehlikenin ağırlığı ve alkol oranı dikkate alınarak daha fazla teşdit hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle yerinde olmayan gerekçeyle itirazın kabulüne karar verilmesinde,

2- Sanığın adli sicil kaydında engel sabıkasının olmaması ve sanığın suçu işledikten sonra gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği kanaatine varılarak sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine rağmen, sanığın adli sicil kaydında kasıtlı suçtan verilmiş mahkumiyet kararı bulunduğu'' şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında,

İsabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. Seri muhakeme usulünün uygulanmasını kabul eden şüpheli hakkında düzenlenen talepnamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi üzerine kurulan hükme karşı itiraz edilebileceği 5271 sayılı CMK'nın 250/14. maddesinde düzenlenmiş, Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 15. maddesinde ise itirazın genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Ancak, itiraz her ne kadar genel hükümlere tabi olsa da, itiraz üzerine yapılacak denetim sınırlıdır. Yönetmeliğin 14. maddesinde, hüküm kuracak olan mahkemenin talepnameyi eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olup olmadığı, bu usulün şüpheliye Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde teklif edilip edilmediği ve şüphelinin bu teklifi müdafii huzurunda özgür iradesiyle kabul edip etmediği açısından değerlendireceği düzenlenmiştir. Kurulan hükmü itiraz üzere inceleyen mahkemenin de denetim sınırları bu kapsamda olmalıdır. 08.07.2021 tarihli 7331 sayılı Kanun değişikliği ile CMK'nın 250. maddesine eklenen "İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler." şeklindeki ikinci cümlede itirazın sınırlarını açıkça belirlemiştir. Bu düzenleme uyarınca, itiraz mercii Yönetmeliğin 14. maddesinde yer alan hususlara ek olarak ayrıca talepname doğrultusunda hüküm kurulup kurulmadığını da denetleyebilecektir.

2. Yukarıda anlatılanların ışığında somut olayda, itiraz merciinin, ceza tayinine ilişkin inceleme yapma yetkisinin olmadığı anlaşılmakla, yukarıda bahsi geçen hususlarda aykırılık teşkil etmeyen karara yönelik yapılan itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli ve 2024/623 Değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-a bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/8631, K. 2026/4571, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-8631-e-2026-4571-k-2d2ab5981c85