Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/7941 E. 2026/5199 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7941
Karar No
2026/5199
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/144 E., 2025/431 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemenin sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraate ilişkin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi nedeniyle verilen bozma kararı üzerine Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına, sanığın kazanın meydana gelmesinde tali değil asli kusurlu kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan eksik ve hatalı raporun hükme esas alındığına, İTÜ öğretim üyelerince düzenlenen sanığın kusursuz olduğunu belirten 05.04.2016 tarihli raporun esas alınması gerektiğine, kusursuz olduğu halde sanığa ceza verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, cezayı kabul anlamına gelmemekle birlikte 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 13.11.2014 tarihinde saat 11.30 sıralarında meskun mahalde, gündüz vakti, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş üç şeritli caddede en sol şeritte seyir halindeyken sinyalize dört yönlü kavşaktan yeşil ışıkta geçtikten 36 metre ileride, aracının ön kısımları ile seyir istikametine göre yolun sağından soluna geçiş yapmakta olan yaya ...'e aracının ön kısımları ileri çarparak ölümüne neden olduğu olay ile ilgili olarak; kaza tespit tutanağında ve soruşturma evresinde alınan bilirkişi raporunda ölenin tamamen kusurlu olduğunun bildirildiği, kovuşturma evresinde mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 13.03.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; ölenin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/b-1 bendini (Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır. Yayalar, bu yerlerden geçerken; 1. Yaya veya okul geçitlerinin bulunduğu yerlerde, geçitte yayalar için ışıklı işaret varsa bu işaretlere uymak zorundadırlar.) ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, sanığın ise aynı Kanun'un 52/1-a bendini (Kavşaklara yaklaşırken dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar.) ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğunun belirlendiği, ... Dairesi tarafından düzenlenen raporda da sanığın otomobil ile meskun mahal şartlarına göre uygun hızda seyretmediği, geçiş yapmakta olan yaya nedeniyle hızı sebebiyle etkin fren tedbirine başvuramadığı, ikazda bulunmadığından tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Karayolları Genel Müdürlüğü trafik güvenliği uzmanlarınca düzenlenen raporda; sanığın kusursuz, ölenin tamamen kusurlu olduğunun belirlendiği, çelişkilerin giderilmesi amacıyla İTÜ ulaştırma ana bilim dalı kara yolları ve trafik öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05.04.2016 tarihli raporda; ölen yayanın asli ve tam kusurlu olduğu, sanık sürücünün ise kusursuz olduğu tespit edilmiş olup Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bozma ilâmı doğrultusunda,... Dairesi raporunda belirtildiği şekilde sanık sürücünün yönetimindeki otomobil ile meskun mahal şartlarına göre uygun hızda seyretmediği, geçiş yapmakta olan yayaya hızı sebebiyle etkin fren tedbirine başvuramadığı, ikazda bulunmadığı, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde tali derecede kusurlu olduğu kabul edilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Mahkemenin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/7941, K. 2026/5199, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-7941-e-2026-5199-k-f3ea91d73a07