Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/7676 E. 2026/3024 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7676
- Karar No
- 2026/3024
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2134 E., 2020/277 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen cezanın az olduğuna, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen cezanın meydana gelen zarara göre az olduğuna, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, eksik incelemeye, tayin edilen cezanın hakkaniyete, adalete ve kamu düzenine aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 28.11.2016 tarihinde saat 08.30 sıralarında ...'in sevk ve idaresindeki 20... plakalı otomobil ile ...istikametinden ... istikametine doğru meskun mahal dışında, iki yönlü ıslak zeminli asfalt kaplama yolun ortasını takiben (her iki şerit üzerinde) seyretmekte iken, olay mahalline geldiğinde, önünde aynı yönde seyreden ve sola doğru yönelerek dönüşünü tamamlamak üzere olan sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 09... plakalı traktöre takılı römorkun sol arka kesimine çarpması sonucu sürücü ... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan ... (1949 doğumlu) ile ...'ın öldüğü, katılan ...'ın (1997 doğumlu) yaşamını tehlikeye sokacak, yüzde sabit iz kalacak ve vücudunda 6.derecede birden fazla kemik kırığı oluşacak şekilde; katılan ...'ın (...) yüzde sabit iz kalacak ve vücudunda 5. derecede birden fazla kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda; hükme esas alınan İ...Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 25.07.2017 tarihli raporuna göre ölen sürücü...'in otomobille seyri sırasında yola gereken dikkati vermediği, sağ şeridi takiben ve görüş alanının gerektiği şekilde kontrol ederek seyrini sürdürmesi gerekmekte iken bu hususa riayet etmediği, mevcut hızı ile mahale yaklaştığı, aynı anda her iki şeritte seyrini sürdürdüğü, bu tavrı ile önünde aynı yönde seyreden ve sola dönüşe geçen ve tamamına yakını sağ şeridi terkeden sanık sürücü idaresindeki traktörü geç fark ederek fren tedbirinde etkisiz kalması ile römorkun sol arka tarafından çarpışmış olmakla asli derecede kusurlu olduğu, sanık sürücü.....in traktör ile sola yönelmeden evvel, yeterli mesafeden dönüş sinyalini yakarak arkadan gelen taşıt sürücülerini ikaz etmesi gerekmekte iken bu hususa riayet etmemiş olmakla tali kusurlu olduğu kabul edilmiş ve taksirle öldürme suçundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2.maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, ancak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daireleri'nden alınan raporlarda sanık tali kusurlu kabul edilmiş ise de sanık sürücünün traktör arkasına takılı römork ile seyir ettiği, sola yönelmeden evvel yeterli mesafeden dönüş sinyalini yakarak arkadan gelen taşıt sürücülerini ikaz etmediği, aracının arkasında römork takılı olduğunu ve geriden gelen araç bulunup bulunmadığını ve mesafesini yeterince kontrol etmediği, sola dönüş için yeterli mesafeyi ayarlayamadığı, bu nedenle asli kusurlu olması gerektiği gibi olayın oluş şekli, olaydaki kusur durumu, olay neticesinde ölen ve yaralanan sayısı ve nitelikleri dikkate alındığında, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle temel cezanın belirlenmesi gerektiği gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılması ile sanık hakkında yeniden mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2026 tarihinde karar verildi.