Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/6765 E. 2026/4253 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6765
Karar No
2026/4253
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/58 E., 2025/142 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Dairemizin bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2, 52/4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 36.450,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine ve B-E sınıfı sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin kararın, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 03.07.2011 tarihli kararıyla bozulması üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2, 52/4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 36.450,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine ve B-E sınıfı sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün düzeltilerek onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığa eksik ceza tayin edildiğine, sanığın bilinçli taksirden cezalandırılması gerektiğine, sanığa verilen cezanın adli para cezasına çevrilmesinin sanık için ödül olduğuna, sanık hakkında daha fazla cezaya hükmedilmesi istemine ilişkindir. Sanığın temyiz sebepleri; meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığına, eksik araştırma sonucunda hüküm kurulduğuna, polis aracının arızalı olduğuna, kazanın bu nedenle meydana geldiğine, B ve E sınıfı sürücü belgelerinin 3 yıl süre ile geri alınmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme sonucunda sanık hakkında hüküm kurulduğuna, sanığın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararının verilmesi gerektiğine, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 14.03.2009 tarihinde saat 08.50 sıralarında, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 34... plaka sayılı resmî otomobil ile gündüz vakti, bulutlu havada, yerleşim yeri dışında, bariyerle bölünmüş, tek tönlü, 2 şeritli, platform genişliği 7,20 metre olan, asfalt kaplama, düz ve eğimsiz, ıslak zeminli ve görüşün açık olduğu D-100 kara yolunda, Kumburgaz istikametinden Büyükçekmece istikametine doğru sol şeritten seyir halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine yolun gidişe göre sol tarafından toprak alana çıkıp, tekrar yola girerek kontrolsüzce sağa yönelerek sağdan yol dışı kalarak, aracın ön kısımları ile sağdaki yaya üst geçidinin altında bulunan yayalar ... ve ...'e çarpması neticesinde, ...'nın ölümü ve ...'in ise yaralanması ile sonuçlanan olayda, kaza tespit tutanağında; 34... plaka sayılı resmî otomobil sürücüsü olarak sanık ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b (aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiğinin, yayalar ölen ... ve mağdur ...'in herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiği, kovuşturma evresinde alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 11.11.2011 tarihli raporunda; sanık sürücü ...'ın idaresindeki otomobilin hızını yol ve trafik şartlarına uyum sağlayacak biçimde ayarlamadan tehlike arz edecek hızla seyretmesinden dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek aracı yol içinden tutamayıp, kontrolsüzce yol dışına çıkarıp, yol dışında bulunan yayalara çarpmasıyla olayda asli kusurlu olduğunun, olay yerinde yolun sağında yol dışında bulunan ölen ve mağdur yayanın meydana gelen olayda hataları olmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmadığının mütalaa edildiği, sonuç olarak, sanık ...'ın, yaya ...'nın ölümü ile birlikte sanıktan şikâyetçi olmayan mağdur yaya ...'in yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla katılanlar vekilinin tüm, sanığın ve sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısı belirtilmeyerek 5237 sayılı TCK'nın 52/3. maddesine uyulmaması, 2.Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının, adli para cezasına çevrilip taksitlendirilmesi sırasında taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline karar verileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceği ihtaratı yerine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamın tahsil edileceğinin ihtarına karar verilerek infazı kısıtlar şekilde karar verilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine uyulmaması,

3.5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde; belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği; sanık ...'a ait sürücü belgesi bilgileri incelendiğinde, sanığın olayda kullandığı aracın kullanım yetkisini içeren ehliyet sınıfı olan (B) sınıfı sürücü belgesinin geri alınması gerekirken hem (E) sınıfı hem (B) sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereği hükmün 3. paragrafındaki ''..50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine,'' ibarelerinden sonra, ''..sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 1215 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine,'' ibarelerinin eklenmesi, hükmün 4. paragrafında yer alan ''..taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamın tahsil edileceğinin ihtarına'' ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine “..taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına” ibarelerinin eklenmesi ve hükmün sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin 5. paragrafındaki "... ... Müdürlüğü.... ve .... Şube Müdürlüğünden alınma 26.05.2008 tarih, ... sicil numaralı" ibarelerinden sonra gelen ''E'' ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/6765, K. 2026/4253, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-6765-e-2026-4253-k-678f4e23d173