Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2095 E. 2026/3886 K. – Kasten Öldürme
Konu: Kasten Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2095
- Karar No
- 2026/3886
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3799 E., 2024/4126 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2024 tarihli ve 2024/191 Esas, 2024/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29, 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/3799 Esas, 2024/4126 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; eylemin canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme olduğundan bahisle suç vasfına, haksız tahrike ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğinden bahisle suç vasfına, meşru savunma , meşru savunmada sınırın aşılması ve takdiri indirim hükümlerinin sanık lehine uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ya da meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir ve yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, sanık hakkında hükmedilen sonuç ceza miktarı itibariyle lehine uygulanabilecek başkaca hükmün bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın 15.04.2024 tarihinde gece saat 23.00 sıralarında ikametinin altında bulunan tanık ... isimli şahsın işlettiği ... ... isimli işyerine bira almak için gittiği, sonradan büfeye daha önceden de buradan alışveriş yapan maktulün geldiği ve satın aldığı votkanın parasını ödeyerek dükkandan çıkacağı esnada büfede bulunan sanığın maktulün omzuna dokunduğu, aralarında geçen konuşma sonrasında sanığın maktule evine gitmeyi teklif ettiği, başta kabul etmeyen maktulün sanığın ikna etmesi sonucu onunla birlikte sanığın evine gittiği ve burada beraber alkol almaya başladıkları, ilerleyen dakikalarda taraflar arasında nedeni tam olarak anlaşılamayan bir tartışmanın meydana geldiği ve maktulün sanık tarafından boğularak öldürüldüğü husunun otopsi raporu ile tespit edildiği olayda; sanık maktul arasında yaşanan boğuşmanın akabinde maktulün kendisine yumrukla vurduğuna yönelik anlatımlarda bulunmuş ise de, olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağında maktuldeki yaralanmaların ayrıntılı olarak belirtildiği, otopsi tutanağında ise maktulün bu yaralanmalar haricinde kesin ölüm sebebinin boyun, ağız basısı ve sıkması ile meydana gelen mekanik asfiksi sonucu solunum ve dolaşım durması olduğunun belirtildiği, sanık hakkında düzenlenen genel adli muayene raporunda sanığın sadece avuç içinde 2 cm çapında kesi olduğu bunun haricinde fiziki muayenede başka bir tespitin bulunmadığı, tanık beyanlarında sanığın bulunduğu daireden kavga ya da tartışma seslerinin duyulmadığına yönelik anlatımların bulunması, büfeye ait görüntü inceleme tutanağında maktulden kaynaklanan herhangi bir haksız eyleme yer verilmemiş olması, olay yeri inceleme raporunda bıçağın mutfak içerisinde tezgah üzerinde bulunduğunun ve bıçağın kesici ve sap kısmında ayrı ayrı biyolojik svap alındıktan sonra tozlama yöntemiyle incelemede herhangi bir ize rastlanılmadığının belirtilmiş olması, sanığın savunmalarında da bıçağı kendisinin mutfağa götürdüğünü ve elleriyle birlikte bıçağı da yıkamış olabileceğine yönelik beyanlarda bulunmuş olması birlikte eve gitme teklifinin de esasen bizzat sanıktan gelmesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın maktulün kendisine bıçakla saldırdığına, yumrukla vurmak suretiyle kendisini darp ettiğine ve kendisine cinsel tacizde bulunduğuna yönelik soyut ve çelişkili savunmalarına itibar edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/3799 Esas, 2024/4126 Karar sayılı kararının "haksız tahrik" yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bafra Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.