Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/14098 E. 2026/10073 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14098
- Karar No
- 2026/10073
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/512 E., 2022/117 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/83 E., 2020/137 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık HÜKÜM: 1-Kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık suçundan; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi 2-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; I.... vekilinin ve sanık müdafiinin kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz talepleri yönünden; Müsnet suç için 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e, 2 maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve türü ile sanığın ihraç tarihinin TCK'nın 158. maddesinde 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce olması gözetildiğinde 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz talepleri yönünden; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti, savunmasının denetlenmesi ve suçun sübutunun belirlenebilmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir sanık/şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı da araştırılarak, varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip, hükümden sonra gelen veri analiz raporu ile birlikte tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından ve ilgili kişilerin tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.