Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/6355 E. 2026/5533 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6355
- Karar No
- 2026/5533
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/625 E., 2023/642 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karabük 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2023 tarihli ve 2023/625 Esas, 2023/642 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi yollamasıyla 179/2, 53. maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 250/4. maddesi uyarınca 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin kararın itiraz edilmeksizin 17.11.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.09.2025 tarihli ve 94660652-105-78-23133-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2025 tarihli ve KYB-2025/113268 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2025 tarihli ve KYB-2025/113268 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1-Dosya kapsamına göre, katılanın taksirle yaralanmasına neden olunan olayda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 'Trafik güvenliğini tehlikeye sokma' başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması hâlinde kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu - tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikâyetin gerçekleşmemesi ya da şikâyetten vazgeçme nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın anılan Kanun’un 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında hem taksirle yaralama suçundan Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2025 tarihli ve 2024/72 esas, 2025/61 sayılı kararı ile cezalandırılmasına hem de trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinde,
2-Kabule göre de, dosya kapsamından olay tarihinde sanık tarafından taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunun işlendiğinin ve anılan suç hakkında takipsizlik kararı verilmediği ya da iddianame düzenlenmediğinin anlaşıldığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/11-2. maddesinde 'Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.' düzenlemesinin yer aldığı, sanık tarafından seri muhakeme usulü kapsamına girmeyen bir suç ile birlikte alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altında araç kullanma suçunu işlediğinden seri muhakeme usulünün uygulanmasın mümkün olmadığı gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1.Sanık hakkında 16.10.2023 tarihinde alkollü araç kullandığı sırada kazaya sebebiyet vererek üç kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği olayla ilgili olarak Karabük Cumhuriyet Başsavcılığınca farklı tarihlerde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan talepname, taksirle yaralama suçundan ise iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen mahkûmiyet kararının 17.11.2023 tarihinde kesinleştiği, taksirle yaralama suçundan yapılan yargılama sonucunda Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2025 tarihli ve 2024/72 Esas, 2025/61 Karar sayılı mahkûmiyet kararının ise 19.03.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı TCK'nın "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise üç kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması ve her iki suçun birlikte işlenmesi halinde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi, şikayetten vazgeçilmesi veya uzlaşma nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise sanığın yalnızca 5237 sayılı TCK'nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiği, somut olayda sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi karşısında, talepnameye konu trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun artık kamu davasına konu edilemeyeceği gibi seri muhakeme usûlü kapsamında da değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Karabük 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2023 tarihli ve 2023/625 Esas, 2023/642 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hükmün kaldırılarak yerine "Somut olayda sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığı gözetildiğinde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına" ve "Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına" şeklinde paragraflar eklenmesine, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2026 tarihinde karar verildi.