Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1551 E. 2026/4685 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1551
- Karar No
- 2026/4685
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/300 E., 2024/423 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Dairemizin bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafii tarafından hükmün duruşma talepli olarak temyiz edildiği görülmüş ise de duruşma talebinin uygun bulunmaması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 3 18... sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin kararın, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 04.07.2023 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozma ilâmına uyulması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 14... ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın yıkılan binanın gerçekte fenni mesullüğünü yapmadığına, binanın inşaatı bittikten sonra geriye dönük evrakı imzaladığına, fenni mesullüğün kağıt üzerinde olmasından dolayı basit taksir ile cezalandırılması gerektiğine, alt sınırdan fazla uzaklaşılarak ceza verildiğine, kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.10.2011 tarihinde saat 13.41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, ... Mahallesinde bulunan ... Apartmanı'nın yıkılması ve çökmesi sonucu ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü, sanık ...'nin de inşaatın fenni mesulu olduğu olayda, kadastro bilirkişileri tarafından yıkılan binaya ilişkin ada, parsel, taşınmaz cinsi ve taşınmaz yüzölçümünü ve krokisini gösterir 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı, yine olay yerine ilişkin inşaat mühendisi ve bilirkişiler tarafından binanın kiriş, döşeme, perde ve kolonlarına, kullanılan demire, etriye aralığına, çiroza dair bilgiler içeren 23.01.2012 tarihli raporun hazırlandığı, olay yerinin zemin etüdüne ilişkin yapılan incelemelere esas olmak üzere jeoloji mühendisi tarafından binanın bulunduğu yerin zemin özelliklerini içerir 23.01.2012 tarihli raporun hazırlandığı, 10.09.2012 tarihli bilirkişi raporunda; yapı ruhsatı ile yapı kullanma izin belgesinin ... Belediyesi tarafından verildiği, yapı sahibi ve müteahhidinin temyiz dışı sanık ... olduğu, binanın mimari ve statik projelerinin üzerinde isim ve imza bulunmadığından proje müelliflerinin tespit edilemediği, sanık ...'nin inşaatın fenni mesulu olduğunun tespit edildiği, ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Ağustos 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda; ... Apartmanı'nın yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın 10 yıl önce inşa edilmiş olduğu, 29.12.1999 tarihli yapı ruhsatı istek dilekçesi, 29.12.1999 tarih ve ... numaralı yapı ruhsatı, 01.08.2000 yılında ... Mühendislik Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi tarafından hazırlanan inşaat alanı jeoteknik etüt raporu, 30.04.2004 tarih ve ... numaralı dükkan katına ait olan yapı kullanma izin belgesi, gerekli muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın projelerinin ve inşasının 1997 yılından sonra tamamlandığı, dosya kapsamında binaya ait mimari ve statik projelerin bulunduğu ancak elektrik tesisat projesi, statik hesap raporları ile zemin etüd raporunun bulunmadığı tespitlerine yer verildiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, ... Apartmanı yapım yılına göre 1997- Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sistemi betonarme olup zemin ve 5 normal olmak üzere toplam 6 kattan oluştuğu, yapı ruhsatında bulunan kat yükseklikleri, mimari ve statik projeler ile uyumlu olduğu, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin "7.2 Genel Kurallar" bölümünde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması gereken minimum beton sınıfları hakkında bilgiler verildiği, ancak ...Apartmanı'na ait statik projede malzeme ve donatı sınıfı belirtilmemiş olduğu, ayrıca binaya ait hesap raporlarının da bulunmadığı, Apartmana ait karot numuneler üzerinde merkezi basınç deneyi yapıldığı, elde edilen ortalama basınç dayanımının, 2.32 N/mm2 olarak tespit edildiği, bu değerin 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelikte belirtilen 1. ve 2. deprem bölgelerinde kullanılması zorunlu asgari C20 beton sınıfına ait dayanım değerinden düşük olduğu gibi, deprem bölgesine bakılmaksızın kullanılması zorunlu olan minimum beton sınıfı C16'dan da daha düşük olduğunun belirlendiği, yine ... Apartmanı için hazırlanan ön inceleme ve bilirkişi raporları ile dosya üzerinden yapılan icelemelerden etriye çapı açısından yeterli gözükürken, etriye aralığı açısından yetersiz olduğunun belirlendiği, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler görüldüğü, kolon donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, parça beton numuneler incelendiğinde boyut itibariyle standart dışı irilikte agregalar kullanılmış olduğu ve proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda bodrum kat sürekli temel kirişlerinin zemin emniyet gerilmesi, kesit ve donatı alanı açısından %100'ünün yetersiz olduğu belirlendiği, ayrıca tüm yapıya ait taşıyıcı sistem boyutları hem proje hem de rölevelerden tam olarak belirlenemediğinden, analizler hem proje kontrolü hem de inşa edilmiş bina için yapılamadığı, proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda zemin kat sürekli temel kirişlerinin zemin emniyet gerilmesi, kesit ve donatı alanı açısından % 100'ünün yetersiz olduğu, bodrum kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından % 8'inin yetersiz olduğu, bodrum kat döşemelerinin kesit ve donatı alanı açısından % 20'sinin yetersiz olduğu, zemin kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından % 18'inin yetersiz olduğu, asma kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından % 29'unun yetersiz olduğu, asma kat döşemelerinin kesit ve donatı alanı açısından % 11'inin yetersiz olduğu, 1. normal kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından % 25'inin yetersiz olduğu, 2. normal kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından % 18'inin yetersiz olduğu, 3. normal kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından % 13'ünün yetersiz olduğu, 4. normal kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından % 7'inin yetersiz olduğu, çatı kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından % 8'inin yetersiz olduğu, sonuç olarak dosya kapsamında yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının mütalaa edildiği, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, sanık ...'nin fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, yukarıda izah edilen ve açıklanan bilirkişi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, binanın bulunduğu bölgenin 1. dereceden deprem kuşağında olmasına rağmen 1997- Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davranmak suretiyle, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı tespit edilen beton kullanılarak bina inşa edildiği, sanık ...'nin üzerine düşen asgari denetim yükümlülüklerini yerine getirmediği, fenni mesul olarak işin bitimine kadar gerek malzeme, gerek işçilik yönünden Türk Standartları Enstitüsüne uygun hareket etmekle yükümlü olduğu, üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, mevcut sonucun gerçekleşmesinde etkili olduğu kabulü ile sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği, sanık ...'nin ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın binanın enkazında kalarak ölmelerin de kusurlu olduğu kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından dikkat ve özeni göstermeyen, bu nedenle 1. derecede deprem bölgesinde bulunan ... Apartmanı'nın tamamen çökmesine ve 7 kişinin göçük altında kalarak ölmesine kusurlu olarak neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak yerindeyse de teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun bir ceza hükmedilmesi yerine orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 11... ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.