Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1265 E. 2026/4496 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1265
- Karar No
- 2026/4496
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3231 E., 2024/3140 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, vasıf temyizinin mümkün olduğuna ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.10.2023 tarihli ve 2022/1-540 Esas ve 2023/504 Karar sayılı kararı da göz önüne alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ve adlî para cezalarının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıkların ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıkların ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanıkların asker olmaları nedeniyle fiillerinin sonucunu öngörmeleri gerektiğine, sanıkların suçlarını inkar etmeleri nedeniyle iyi hâl indiriminin uygulanmaması gerektiğine, sanıklara eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
Sanık ...'ın temyiz sebepleri; olayın olduğu dönemde İlçe ... Komutanı olarak görevinin gereklerini yerine getirdiğine, kendisine ceza verilmesinin hukuka, yasaya, vicdana uygun olmadığına, olaydan önce kayıtlı ve kayıtsız MCR tüfek bombası atışının yapılmadığına, vatandaşlar tarafından o bölgenin atış alanı olarak bilindiğine, olayı birebir gören, şahit olan, tam anlamıyla şüpheye ve çelişkiye yer vermeyecek şekilde ifade veren tanığın olmadığına, kayıt dışı atış yapıldı ise kendisinin bir sorumluluğunun bulunmadığına, eyleminin taksirle öldürme suçu değil, görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilebileceğine, kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık ...'ın temyiz sebepleri; kendisinin görev yaptığı dönemde MCR tüfek bombası atışının yapılmadığına, atış alanının 20 yıldan fazla süredir atış alanı olarak kullanıldığına, kendisinden önce atış yapılıp patlamamış olan bombanın bulunup bulunmadığının araştırılmadığına, atış emniyet talimatını askerlere tebliğ ettiğine, işlemediği bir suçtan dolayı cezalandırıldığına ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 19.01.2007 tarihinde ölen ... ...'in, mağdur ... ... ve tanık ... ... ile birlikte Şanlıurfa ili, ... ilçesi ... mevkiine gittiği ve burada ... İlçe ... Komutanlığı ile ... Asayiş Bölük Komutanlığı tarafından atış alanı olarak kullanılan ve ... Barajının toprak hafriyatının alındığı bölgeye girdikleri, ölen ... ...'in, 10 numaralı hedef tabelasının ön kısmında kalan kayaların arasında yeşil renkli yabancı bir cisim bulduğu ve söz konusu cismi alarak oynamaya başladığı, ölenin daha sonra mağdur ... ... ve tanık ... ... ile birlikte atış alanına kuş uçuşu 250 metre olan .... köyüne doğru patika bir yoldan yürümeye başladığı, ölen ... ...'in bu esnada uçurumun kenarında bulunan bir kayaya oturarak bulmuş olduğu yabancı cisim ile oynamaya devam ettiği, akabinde yabancı cismin patladığı ve patlamanın etkisiyle düşerek bulunduğu yerden aşağı yuvarlandığı ve öldüğü, mağdur ... ...'in de meydana gelen patlamanın etkisiyle kendisine isabet eden parçalar sebebiyle yaralandığı olayda; ... Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından tanzim edilmiş olan 07.06.2007 tarihli ve B0 3 1 ATK 4 01 00 01-2007/2647 sayılı otopsi raporunda, kişinin ölümünün patlayıcı madde infilakı ile husulü mümkün parça tesiri etkisine bağlı frontal kemik dış tabula, sol tibia-fibula kırıkları ile birlikte beyin kanaması, iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama ve büyük damar yaralanmasından gelişen dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğunun belirtildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25.05.2007 tarihinde yapılan keşif neticesinde hazırlanan raporda, patlayan cismin bulunduğu alanın etrafında tel örgü veya yabancı kişilerin girmelerini engelleyecek herhangi bir tertibat bulunmadığını, hafriyat çalışmaları sonucunda oluşan kaya duvarlar haricinde herhangi bir koruyucu unsurun bulunmadığının, patlamanın meydana geldiği yerin söz konusu atış alanından gözle görülebildiğinin ve alana kuş uçuşu yaklaşık 250 metre uzaklıkta bulunduğunun, atış alanının etrafında bu alana girmenin tehlikeli ve yasak olduğunu belirtilen herhangi bir işaret, levha veya tabelaya rastlanmadığının tespit edildiği, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 12.04.2007 tarihli ve UZM-ANK-KİM ... numaralı raporunda, ölen ... ...'in vücudunun çeşitli yerlerinden pamuğa alındığı belirtilen svaplarda patlayıcı maddelerden "RDX" kalıntıları bulunduğu, mağdur ... ...'in elleri ve yüzünden flaster banda alındığı belirtilen svaplarda patlayıcı maddelerden "RDX" kalıntıları bulunduğu, olay yerinden alındığı ve patlamaya konu olduğu belirtilen haki renkli metal (mühimmat) parçanın ise patlayıcı maddelerden "RDX ve TNT" kalıntıları içerdiği ve bu sonuçla söz konusu mühimmat parçasının bir tür "Compose B" içeren roket mermisi olabileceğinin mütalaa edildiği, mühimmat kullanıcı bilirkişi personel tarafından hazırlanmış olan 10.03.2008 tarihli bilirkişi raporunda, olay yerinde bulunan metal parçanın ... Antipersonel (parça tesirli) tüfek bombasına ait olduğunun, söz konusu mühimmatın atıcı tarafından emniyet piminin çekilmemiş olması, mühimmatta fabrikasyon hatası bulunması, mühimmatın atıldığı hedefteki zeminin yumuşak toprak olması, mühimmatın depolama koşullarının uygun olmaması ve mühimmatın tüfekle atılma anından itibaren kurulması için gerekli olan mesafenin fabrikasyon hatası ile tamamlanmamış olmasından dolayı patlamamış olabileceğinin, patlamayan tüfek bombalarının “... Lojistik Hizmet Yönergesinde” belirtilen prosedürde tahrip edilmesi gerektiğinin, patlamamış tesirli bombaların taşınmaması ve bombanın pozisyonunun sorumlu imha yetkilisine açıkça bildirilmesi gerektiğinin, atış alanının terk edilmesinden önce hedeften geriye doğru bütün hatların ilgililer tarafından kontrol edilmesi ve atış alanına herhangi bir kimsenin girmesine müsaade edilmemesi gerektiğinin, patlamayan ... Tüfek Bombasının herhangi bir kişi tarafından bulunduğu yerden çıkarılması sırasında (emniyet pimi çekilip atılmışsa) uygulanacak güç neticesinde hassas tapanın patlayabileceğinin, patlamamış tüfek bombasının patlatılabilmesi için (emniyet pimi çekilip atılmışsa) hassas tapasına parmaklar ile basılması veya herhangi bir sert zemine vurulması gerektiğinin ancak emniyet pimi takılı ise bu tüfek bombasının patlamayacağının, tüfek bombası atışlarında atış alanında sadece bir personelin atış yapması ve yanında da nezaretçi bir personelin bulundurulması hususlarının emniyet açısından önemli olduğunun, atıcı ateş ettikten sonra hedefe doğru hareket eden ... Tüfek Bombasının hedefte infilak etme anının görüleceğinin ve hissedileceğinin, bu patlamanın görülmemesinin veya hissedilmemesinin mümkün olmayacağının mütalaa edildiği, patlayıcı madde uzmanı bilirkişiler tarafından hazırlanmış olan 22.05.2008 tarihli bilirkişi raporunda, olay yerinde bulunan mühimmat parçasının 35 milimetrelik, antipersonel, parça tesirli ... Tüfek Bombasına ait olduğu, mühimmatın 10 numaralı hedefin yakınında bulunduğu göz önüne alındığında söz konusu mühimmatın atış esnasında atışı yapılıp da patlamayan mühimmat olduğunun kuvvetle muhtemel olduğu, mühimmat parçasının yapılan fiziki incelemesi neticesinde ise 1 (bir) yıldan daha fazla zamanda arazide veya açık alanda kalmış olmadığı hususlarının mütalaa edildiği, ... Kriminal Daire Başkanlığının 24.02.2009 tarihli ve ... numaralı uzmanlık raporunda, inceleme konusu mühimmatın tüfek ile atılmış olduğunun tespit edildiği, emniyet pimi çıkarılmadan sevk edilen bir mühimmatın patlamasının çalışma prensibine aykırı olduğu, tüfekten atılmış olsa dahi kurulmamış olduğundan patlamanın gerçekleşmeyeceği, emniyet pimi çıkarılarak sevk edilip de patlamamış ancak kurulu hale gelmiş vaziyetteki hassas tapalı mühimmatın üzerine sert bir cisimle vurulması, sert bir yüzey üzerine fırlatılması, kurcalanması gibi durumlarda kolaylıkla infilak edebileceğinin mütalaa edildiği, İlk Derece Mahkemesince, olayın gerçekleştiği alanın baraj dolgusu işleminin tamamlanmasını müteakip ... İlçe ... Komutanlığı sorumluluk bölgesinde planlı atışların yapılabileceği en uygun ve emniyetli yer olarak tespit edildiği, planlı atışların yaklaşık 20 yıldır bu bölgede icra edildiği, belirtilen bölgenin maliyeye ve ... İşlerine ait olduğu, atış alanı olarak kullanılması amacıyla herhangi bir tahsisin yapılmadığı, resmi olarak Askeri Yasak ve Güvenlik Bölgesi olmasa da söz konusu alanın ... İlçe ... Komutanlığınca atış alanı olarak kullanıldığının tespit edildiği, atış alanı olarak kullanılan arazi parçasında yapılan ya da yapılacak tüm atışlarda atış alanının etrafında sivil şahısların alana girmesini engelleyici düzeneklerin ve engellerin olması gerektiği, ayrıca atış alanı olarak kullanılan bütün alanlar için her birlik komutanı tarafından atışlar esnasında görevli personele "Atış Emniyet Özel Talimatı" hazırlanarak görevleri ve patlamamış mühimmata yönelik yapılması gereken işlemler ile ilgili açıklama yapılarak tebliğ edilmesi gerektiği; ancak ... İlçe ... Komutanı sanık ... ile Şanlıurfa/... ... Asayiş Bölük Komutanı sanık ...'in bu görevleri yerine getirmediği, kayıtlarda ... Tüfek Bombası atışlarının yapıldığına dair herhangi bir belgeye rastlanmamış ise de Şanlıurfa/... ... Asayiş Komando Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaparak terhis olan erbaş ve erlerin tanık olarak başvurulan ifadeleri doğrultusunda ve 2011 yılında yapılan sayımda 16 adet (fazla) ... Tüfek Bombası tespit edilmesi karşısında ... Asayiş Komando Bölük Komutanlığı tarafından sanık ... emir komutasında kayıt dışı olarak MCR tüfek bombası atışı yapıldığının anlaşıldığı, atışlar sonucunda patlamayan tüfek bombası olduğu, patlamayan söz konusu bombanın bulunamaması nedeniyle imhasının yapılamadığına yönelik olan çok sayıda tanık ifadesi de değerlendirildiğinde gerek atış görevinin ifası gerekli emniyet tedbirlerinin alınmamış olması sebebi ile sanıklar ... ile ...'in mesleki tecrübeleri, algılama güçleri, bilgi düzeyleri ve içinde bulundukları koşullar açısından gerekli özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmedikleri ve bunun sonucunda patlamanın meydana geldiği, patlama sonucunda ... ...'in ölümü, mağdur ... ...'in hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda kusurlu oldukları kabul edilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş, vekâlet ücretine ilişkin hukuka aykırılığın düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanıkların tüm, katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Gerekçeli karar başlığında ölene ve mağdura ait kimlik bilgilerinin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-b. maddesine uyulmaması,
2.Sanık ...'ın ... İlçe ... Komutanı olarak, sanık ...'in de ... İlçe ... Asayiş Bölük Komutanı olarak görev yaptığı dönemde Şanlıurfa ili, ... ilçesi ... mevkiinde kayıt dışı ... Tüfek Bombası atışının gerçekleştiği, atış sırasında patlamayan ... Tüfek Bombasının tespit edilerek imha edilmediği, akabinde ölen ... ...'in söz konusu tüfek bombasını bularak oynadığı sırada patlaması üzerine ölümüne neden olduğu olayda, sanıkların atış görevinin ifası ve gerekli emniyet tedbirlerinin alınmamış olması sebebi ile mesleki tecrübeleri, algılama güçleri, bilgi düzeyleri ve içinde bulundukları koşullar açısından gerekli özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediklerinden kusurlu olduklarından bahisle cezalandırılmış ise de söz konusu alanın ... İşlerine ait alan olduğu, atış alanı olarak kullanılması amacıyla herhangi bir tahsisin yapılmadığı, resmi olarak Askeri Yasak ve Güvenlik Bölgesi olmasa da ... İlçe ... Komutanlığınca atış alanı olarak kullanıldığı, atış alanının çevresinde engelleyici herhangi bir engelin bulunmadığı, askeri atış alanlarının yerleşim yerlerinden uzak, geniş ve açık arazi olacak şekilde belirlenmesi, alana girişin sınırlandırılması ve yetkisiz girişlerin engellenmesinin gerektiği, atış alanının girişinde sadece "... Komando Bölüğü 200 metre atış alanı" tabelasının olduğu, atış alanının etrafında atış alanına girmenin tehlikeli ve yasak olduğuna ilişkin herhangi bir uyarı tabelasının bulunmadığı, 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu'nun 20/b maddesinde "Birinci derece kara ve deniz askeri yasak bölgesi olarak ilan edilmeyen Silahlı Kuvvetlere ait kışla, kıta, karargah, kurum, ordugah ve tesisler ile sualtı ve suüstü tesislerinin, her türlü patlayıcı, yanıcı, akaryakıt ve gizlilik dereceli maddelerin konmasına tahsis edilmiş sabit ve seyyar depo ve cephaneliklerle, bu gibi maddeleri dolduran, boşaltan tesisler ve atış poligonlarının çevresinde; bu yerlerin dış sınırlarından itibaren en fazla dörtyüz metreye kadar geçen noktaların birleştirilmesi ile tespit edilecek askeri güvenlik bölgeleri Genelkurmay Başkanlığınca tesis edilebilir. Bu bölgelerin çevresinin işaretlenmesine ilişkin esaslar yönetmelikte gösterilir" şeklinde düzenleme bulunduğu, somut olayda atış yapılan alanın bu şartları sağlamadığı, ölenin ve mağdurun atış alanına herhangi bir engele takılmadan girdiği ve patlamamış bombayı bulduğu, daha sonra bombanın patladığı ve olayın meydana geldiği, ayrıca sanıkların atış öncesinde atış yapan askerlere atış özel talimatını usûlüne uygun şekilde tebliğ tebellüğ etmedikleri, atış özel talimatında atış sırasında patlamamış bombalar hakkında ne yapılacağının düzenlendiği, sanıkların bu talimatlara uygun hareket etmedikleri, atışlardan önce veya sonra bölge halkını uyarmadıkları, yapılan araştırmalarda 2006-2007 yıllarına ait atış defterlerinin de bulunamadığı, ... Tüfek Bombası atışlarının kayıt dışı atıldığının tespit edildiği, sanıkların mesleki tecrübeleri, algılama güçleri, bilgi düzeyleri ve içinde bulundukları koşullar açısından 2565 sayılı Kanun'da belirtilen şartları sağlamayan, ilgisiz kişilerin atış alanına giriş ve çıkış önlemlerinin yeterli düzeyde alınmadığı, mevcut tehlikeli alanda patlamamış mühimmat olması olasılığının göz önünde tutulup muhtemel ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verilebileceğini öngörmeleri gerektiği, bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b. maddesi uyarınca Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.