Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1067 E. 2026/4963 K. – Taksirle Yaralam

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1067
Karar No
2026/4963
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1626 E., 2024/1416 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 5.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adli para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, keşfe dayalı bilirkişi raporu alınması ve olay tanıklarının dinlenmesi gerektiğine, sanığın hız sınırını aştığı şeklindeki tespitin yol durumu ile bağdaşmadığına, mağdurun zararının giderilip giderilmediği hususlarının araştırılması dahilinde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı koşullarının değerlendirilmesi gerektiğine, kusur durumuna, sanığın sürücü belgesinin geri alınması kararının hukuka aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 22.10.2021 tarihinde, saat 14.20 sıralarında, sanığın, sevk ve idaresindeki otomobil ile açık havada, azami hız limitinin 30 km/s olarak belirlendiği, yerleşim yeri içinde, bölünmüş, 6.5 mt genişliğinde, iki şeritli, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergâhı düz, düşey güzergâhı eğimli, görüşe engel bir durumun ve yol sorunun bulunmadığı caddede kovuşturma evresinde alınan bilirkişi raporuna göre 80 km/s hız ile seyri sırasında olay mahalli olan kavşak başına geldiğinde, kavşak başından karşıdan karşıya geçmekte olan ve birinci şeritten geçişini tamamlamış olan yayaya, aracının ön kısımları ile çarpması neticesinde, yayanın hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, kovuşturma evresinde alınan 10.06.2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın asli, yayanın tali kusurlu olduğu kabul edilerek, bir kişinin yaralanmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

2.Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının taksit aralığının kararda gösterilmemesi ve 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmaması biçiminde tespit edilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgılar olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararındaki açıklanan hukuka aykırılıkların taksitlendirilen adli para cezasının birer ay ara ile ödenmesine ve sanığın sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre olay anındaki hızın azami hız sınırının bir katı veya daha fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabul edildiği, somut olayda kaza mahallinde azami hız sınırının 30 km/s olduğu, kovuşturma evresinde alınan 10.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda sanığın kaza anındaki hızının 80 km/s olarak belirlendiği, bu itibarla sanığın hız sınırının bir katı üzerinde seyrederek sebep olduğu kazada bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin, hükmolunan temel cezada 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılmamak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/1067, K. 2026/4963, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-1067-e-2026-4963-k-a24bde66ab9a