Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8392 E. 2026/4964 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8392
- Karar No
- 2026/4964
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2786 E., 2022/589 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tüm malvarlığına ve banka hesaplarına el koyma nedeniyle ıslah ile 233.247 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat talebi yönünden reddine, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile, 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına, karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, taleplerinin gerekçeleri kararda karşılanmadığına, maddi tazminat şartlarının oluştuğuna, hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/40 Esas, 2018/85 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı, 30.08.2016 - 07.09.2016 tarihleri arasında toplam 8 gün gözaltında kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 11.04.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının kamu görevlisi iken 16.12.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 31.12.2018 tarihinde göreve iade edildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- Davacı dava dilekçesiyle haksız olarak tüm malvarlığı değerlerine, banka hesaplarına el konulduğunu ve bu nedenle zarara uğradığını iddia ettiğinden, söz konusu kararın getirtilerek, 5271 sayılı Kanunun 127 ve devamı maddelerine göre verilmiş bir el koyma kararı olup olmadığı tespit edilip, 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre maddi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile davacının bu yöndeki talebi hiç karşılanmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2020/2786 Esas, 2022/589 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.