Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2567 E. 2026/5059 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2567
Karar No
2026/5059
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/511 E., 2024/244 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 65/1, TCK 62,52 maddeleri uyarınca 1 yıl 11... gün hapis 21.050,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun 65/1, TCK'nın 43, 62,52 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis 100 TL adli para cezası ile mahkumiyetine, sanık hakkında hükmolunan cezadan kesinleşen Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarih, 2019/250 Esas, 2020/117 Karar sayılı kararı ile hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 100 tl adli para cezasının mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz nedenleri; sanığın ifadesinde suça konu yerin babası tarafından yapıldığını beyan etmesi karşısında, sanığın babası hakkında suç duyurusunda bulunulup kamu davası açılması durumunda dosyaların birleştirilmesi akabinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

2. Sanık müdafinin temyiz nedenleri; dava konusu yapının kim tarafından yapıldığının tespiti amacıyla sanığın babası hakkında suç duyurusunda bulunulup kamu davası açılması durumunda dosyaların birleştirilmesi akabinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.20 20... /2 50... /117 sayılı kararının yargılaması sırasında yapılan keşifte sanığın ... Başkanlığı tarafından düzenlenen yapı tatil zaptına aykırı olarak bir kısım inşaata devam ettiğinin anlaşılması üzerine hakkında yapılan suç duyurusu sonrası sanığın 2863 sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; yargılama konusu yapılan yerin ... ve ... Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 04.12.1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile I. ve III. derece doğal sit alanı sınırları içerisinde kaldığı, anılan kararın 15.02.1999 tarihinde askıya asılmak ve hoparlörden okunmak suretiyle ilan edildiği, yapılan keşif icrası ve hazırlanan bilirkişi raporlarına göre izinsiz olarak yapılan yapıda; sanığın 09.08.2019 tarihli iddianamesinden sonra olacak şekilde; daha önceki aykırılıklara ek olarak; yapıda bodrum kat briket duvarların tamamlandığı ve dış doğramaların takıldığı, zemin katta ön cephede demir profiller ile gölgelik oluşturulduğu, sol yan cephede teras etrafına korkuluk, sağ yan cephede ise ahşap imalat bulunduğu her iki dosya muhteviyatı ve tutanaklar içeriği kıyaslandığında; ilk tespit gününden itibaren sürekli sürekli imalat değişikliğine gidildiği, alan kazanımı sağlandığı, yapının tamamlandığı, yapının kullanılan ahşap ve beton harçlı imalatlar ve yapım tekniği nedeni ile kalıcı yapılardan olduğu, yapılan imalatların alan kazanımı ve taşıyıcı sistemi etkileyen unsurlar olması nedeniyle basit tadilat olarak değerlendirilemeyeceği, bu şekilde tamamlanan yapının gerekli izinler alınmaksızın inşa edildiği ve bu şekilde sit alanına müdahalede bulunulduğu, 29.10.2019 tarihli olay yeri görgü tespit gününden ve 03.02.2021 tarihli iddianame tarihinden sonra imalat ve seviye değişimi olmadığı, sanığın 2863 sayılı ... ve ... Varlıklarını Koruma Kanun kapsamında III. derece sit alanlarında hâkim bitki örtüsünün ve doğal yapının korunması amacıyla alınması gerekli izinleri almadan ve onay işlemlerini tamamlamadan yasa dışı inşa faaliyetlerinde bulunduğu ve ilgili yapıyı halen kullandığı, sanığın eldeki dosya yargılaması yönünden üzerine atılı suçlamaları kabul etmez şekilde savunma yaptığı görülmüşse de; daha evvel yargılaması yapılan ve kesinleşen dosyasına yansıyan savunmaları incelendiğinde; esasen imara aykırı inşa faaliyetlerini sanığın yaptığının açık olduğu, anılan dosyada mahkumiyet kararı verilmesinden sonra; eldeki dosya yargılamasında olası mahkumiyet hükmünden kaçmak için savunmalarını genişlettiği ve değiştirdiği, buna göre savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuyla itibar edilemeyeceği, yargılama konusu izinsiz inşaatı sanığın yaptığının kabulüyle üzerine sanığın mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.

2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; sanık hakkında Çaykara Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/250 Esas sayılı dosyasından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında 23.10.2019 tarihli keşif sonrası inşaat mühendisi bilirkişiden alınan 08.12.2019 tarihli bilirkişi raporuna istinaden sanığın söz konusu dosyada kamu davası açıldıktan sonra da inşai faaliyetlerine devam ettiğinin bildirilmesi üzerine mahkemece sanığın iddianame tarihinden önceki inşai faaliyetleri ile ilgili 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK 43/1, 62... maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği ve sanık hakkında bilirkişi raporu ile tespit edilen yapıda yapılan imalat değişikliği ile ilgili suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, yapılan soruşturma sonucu sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucu iddianamenin düzenlenmesi ve kabulünden sonra yapılan inşai faaliyetlerin ayrı bir suç olarak kabulü ile sanık hakkında bu eylemleri yönünden 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK 62... maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi için duruşma açılmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma, bilirkişi raporları ve toplanan tüm delillerle, sanığın Çaykara Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/250 Esas sayılı dosyasından hakkında kamu davası açıldıktan ve iddianamenin kabulünden sonra da inşai faaliyetlerine devam ettiği kabul edilmiş ise de; sanığın savunmalarında atılı suçlamayı reddettiği, İnşaat Mühendisi bilirkişiden alınan raporundan, 04.08.2019 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağından sonra yapılan ve 23.10.2019 tarihli keşif sırasında tespit edilen ilave imalatın basit tadilat türünde olduğu ve olay yeri görgü tespit tutanağı ile iddianame tarihi arasında yapılabilecek nitelikte olduğunun anlaşıldığı, sanığın söz konusu ilave imalatı Çaykara Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/250 Esas sayılı dosyasının iddianamesinin düzenlenmesinden ve iddianamenin kabulünden sonra yaptığına dair delil elde edilemediği, bu hususun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla keşif sırasında tespit edilen ilave imalatın müstakil bir suçun oluşumuna vücut vermeyeceği, 2019/250 Esas sayılı dosyaya konu farklı tarihlerde yapılan inşai faaliyetlerin devamı niteliğinde olduğu, iddianamenin düzenlenmesi ve kabulünden önce yapılmış olması sebebiyle zincirleme suç niteliğinde olduğu anlaşıldığından, Çaykara Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.11.20 22... / 35... /347 Karar sayılı hükmünün kaldırılarak sanığın sübut bulan suçtan eylemine uyan 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK 43/1, 62... maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan cezadan kesinleşen Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarih, 2019/250 esas, 2020/117 karar sayılı kararı ile hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 100 TL adli para cezasının mahsubuna dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında ... ve ... Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 04.12.1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile I. ve III. derece doğal sit alanı içerisinde kalan parsel üzerinde izinsiz fiziki ve inşai müdahale yaptığından bahisle kamu davası açıldığı, Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarih, 2019/250 esas, 2020/117 karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve sanık hakkında iddianame tanziminden sonra devam eden eylemleri nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğu, suç duyurusu akabinde sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, sanığın Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarih, 2019/250 esas, 2020/117 karar sayılı dosyasından alınan savunmalarında suça konu yeri kendisinin yaptırdığını beyan ettiği, yine temyize konu dosya kapsamında alına 28.04.2021 tarihli savunmasında da suça konu imalatları yaptırdıklarını beyan ettiği, sanığın sonraki celselerde değişen beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, suça konu imalatların ilk iddianame tanziminden sonra yapıldığına dair somut delilin bulunmadığı Bölge Adliye Mahkemesince sanığın lehine değerlendirme yapılarak yeni bir suç olarak değil de ilk iddianame tanziminden önce yapıldığı kabul edilerek sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çaykara Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/2567, K. 2026/5059, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-2567-e-2026-5059-k-8e94d668194f