Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6671 E. 2026/5842 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6671
Karar No
2026/5842
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/167 E., 2023/1098 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/2-3 ve 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/1-a, 52... /6. maddeleri uyarınca 30.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, sanığın sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasının hukuka aykırı olduğuna, aksinin kabulü halinde alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine, sanık hakkında öncelikle beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte ise ceza tayininin alt sınırdan belirlenerek lehe olan tüm kanun maddelerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık sürücü ...'in, sevk ve idaresindeki otomobil ile 19.09.2017 tarihinde, gündüz vakti meskun mahalde, iki yönlü sokakta seyir halindeyken kontrolsüz dört yönlü kavşak mahallinden geçişini yaptığı sırada seyrine göre sağından gelen ... yönetimindeki kamyonetin sol arka kapı kısmına çarpması neticesinde kamyonette yolcu olarak bulunan katılan ...'ın hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, katılan ...'ın etkisi basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilir ölçüde yaralandıkları, ...'ın ise 07.10.2017 tarihinde künt kafa travmasına bağlı, kafa içi kanama (supdural) ve gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 22.03.2019 tarihli raporuna göre 19.09.2017 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen kazanın meydana gelmesinde, gerek kaza tespit tutanağı gerek kovuşturma evresinde alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 17.10.2018 tarihli raporuna göre sanığın olay yeri kavşakta sağındaki kavşak kolundan takiben seyirle gelen kamyonete ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurula uymayarak asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, bir kişinin ölümü ile birlikte iki kişinin yaralanmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 7 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR "19.09.2017" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "25.09.2017" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52/3. maddesine uyulmaması, 2.Soruşturma evresinde bir örneği dosyaya eklenen sürücü belgesine göre sanığın, B, B1, D1, F, M sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki otomobil ile yapması nedeniyle Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Sürücü Belgelerinin Sınıfları" başlıklı 75. maddesi uyarınca otomobil kullanacaklara verilen (B) sınıfı ile sınırlı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınması yerine 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin bölümü çıkarılarak yerine "Sanığa verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/4.maddesi delaletiyle 50/1-a.maddesi gereğince, sanığın ekonomik durumu göz önünde bulundurularak adli para cezasına çevrilmesine, aynı Kanun'un 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1520 tam gün olarak belirlenmesine, aynı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00 TL olarak hesabıyla 30.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin yazılması ile hükmün sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin bölümünde yer alan "sürücü belgesinin" ibarelerinden önce gelmek üzere hükme "B sınıfı" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6671, K. 2026/5842, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-6671-e-2026-5842-k-739de3f959d7