Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10928 E. 2026/12193 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/10928
- Karar No
- 2026/12193
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/983 E. 2024/1051 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; tanık olarak dinlenilen anne ve babası ile kendisinin savunma ve beyanlarına itibar edilmemesinin, olay yerindeki kamera kayıtları dosyaya sunulmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğinden bahisle kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. Katılan vekilinin temyiz istemi; katılan vekili olarak tarafına vekalet ücreti hükmedilmesi talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık ve Katılan Vekilinin Temyiz Nedenleri Açısından Yapılan İncelemede Katılan beyanları, olay tutanakları, CD inceleme tutanağı, görgü tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmamış, sanık ve katılan vekilinin bozma sebepleri dışındaki diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, 1.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemelerinin Kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda İlk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenmiştir Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında atılı suçtan yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince Kanunda sınırlı olarak sayılan haller arasında düzenlenmeyen bir sebepten dolayı bozma kararı verildiği, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılıp taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, 2.Kabule göre de, a.5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ile 17.09.2019 tarihli görgü tespit tutanağı ve katılan beyanlarına göre hakaret eyleminin hastane sarı alan kısmında gerçekleştiğinin ifade edilmesi karşısında, öncelikle suçun işlendiği yerin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve aleniyet ögesinin oluşup oluşmadığının tespiti ile sonucuna göre anılan Kanun maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, b.Sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi ve katılanın Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirdiği vekille temsil edilmesi karşısında, Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığına verilmek üzere katılan doktor lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.