Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3364 E. 2026/5034 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3364
- Karar No
- 2026/5034
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1544 E., 2022/2490 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 44/1 maddesi delaletiyle 186/1-2, 85/1, 62/1, 50/1-a ve 52/4. maddeleri ile 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince 12.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 10 eşit taksitler halinde ödenmesine ilişkin hükme yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından karara itiraz edilmiş, bölge adliye mahkemesi Başkanlar Kurulunca itirazın kabulü ile Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e. maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, mikrobun vücutta etki süresinin birkaç saat içinde ortaya çıkabildiğine, mahkemenin semptomların ortaya çıkmasının 18-36 saat sürdüğü yönündeki kabulünün bilimsel gerçeklerle örtüşmediğine, ölümün botilismus toksinine bağlı olduğunun ve ölenin konserve barbunya dışında botilismus toksini içeren besin tüketmediği sabit olduğu halde sanığın beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölenin 18.08.2017 tarihinde konserve yeme sonrası başlayan kusma, çift görme ve konuşmada yavaşlama şikayetleriyle ... Hastanesine götürüldüğü, burada takipte epileptik nöbet geliştiği, ... Hastanesine sevk edildiği, solunum ve bilinç kaybı olması üzerine entübe edildiği, yapılan tedaviye rağmen 22.08.2017 tarihinde öldüğü, ... Kurumu 1. ... Kurulunun 19.02.2018 tarihli mütalaasında kişinin ölümünün besin zehirlenmesi sonucu meydana gelmiş olduğunun kabul gerektiği, kişinin ölümüne neden olan besin zehirlenmesinin yediği iddia edilen konserveye bağlı olabileceği gibi başka bir besine de bağlı da olabileceği, yediği iddia edilen konservenin bakteriyolojik incelemesi yapılmamış olduğundan, mevcut verilerle kesin bir değerlendirme yapılamadığının belirtildiği, 20.05.2019 tarihli mütalaasında ise kişinin ölümünün besin zehirlenmesi sonucu meydana gelmiş olduğunun, her ne kadar ölenin yakınları tarafından hastaneye teslim edilen kapağı açılmış, dibinde az bir sıvısı olan barbunya kutusunun incelenmesi neticesinde botilismus toksininin bulunmadığı bildirilmiş ise de, botilismus toksininin incelenememiş olan barbunyanın lokalize bir alanında mevcut olabileceğinin tıbben bilindiği, olayın gelişimi, klinik bulgular, ölümün meydana geliş şekli ile otopside tespit edilen makroskobik ve histopatolojik bulgular birlikte değerlendirildiğinde kişinin ölümünün Botilismus toksisine bağlı olarak, yediği konserve sonucu meydana gelmiş olduğunun belirtildiği anlaşıldığından ölenin tüketmiş olduğu konservenin üretimini yapan şirket sahibi olan sanığın eylemi ile ölüm arasında illiyet bağının olduğunun kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
2.Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; temel ceza tayininde uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi olarak gösterilmesi gerekirken, tereddüte neden olacak şekilde "TCK'nın 44/1 del. 186/1-2, 85/1 maddesi" olarak gösterilmesi biçiminde tespit edilen hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki açıklanan hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından karara itiraz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunca itirazın kabulü ile Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, ... Kurumu raporlarında kişinin ölümünün başkaca botilismus toksini içerebilecek besin tüketmediğinin kabulü halinde botilismus toksisine bağlı olarak yediği konserve sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiğinin belirtilmiş olması, botilismus toksininin vücuda alınmasından sonra semptomlarının ortaya çıkmasının 18-36 saat sürdüğü dikkate alındığında ölenin rahatsızlanmadan önceki bu süre zarfında tüketmiş olabileceği başka bir besinden de zehirlenmiş olabileceği kanaatine varılarak İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının dava dosyası içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.