Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/3831 E. 2026/4946 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3831
Karar No
2026/4946
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/917 E., 2024/1027 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62, 53, 51... . maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ertelenmesine ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiş, sanığın ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan incelemede ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı Kanunun 223/2-a uyarınca beraatına karar verilmiş, katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 17.01.20 24... /3342 Esas ve 2024/513 Karar sayılı ilamı ile "Suç tarihinin 02.05.2019 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.11.1999 tarihli 1999/11-273 Esas ve 1999/288 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, defter ve belgelerin çalındığı, kaybolduğu, bulunamadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması halinde, 213 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinde yazılı hususlarla usulüne uygun tebligatın aranmayacağı dikkate alındığında; somut olayda, her ne kadar tebligat işlemi usulsüz olsa da sanığın defter ve belgelerin kendisinde olmadığını, şirketin devri sırasında kendisine teslim edilmediğini beyan etmesi ve teslim edilmeyen belgelerle ilgili olarak suç tarihinden çok sonra şikayetinin bulunması karşısında suçun sübut bulduğu anlaşıldığından, atılı suçtan sanığın mahkûmiyeti yerine beraatına hükmolunması,

2. İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin olaya ilişkin kabulünde delillerin yeniden takdiri suretiyle yeni bir hüküm kurularak 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu hususlarla ilgili değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre duruşma açılmak suretiyle yapılması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile beraat kararı verilmesi,

3. Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, " gerekçeleri ile bozma kararı verildiği, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 7394 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesine eklenen 4 üncü fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 62, 53... maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün ay hapis cezası cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; lehe hükümlerin uygulanmadığına, suçun zamanaşımına uğradığına, hükmün bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... Vergi Dairesi mükellefi olarak belirli mal tahsis edilmiş mağazalarda motorlu kara taşıtı ve motosiklet yakıtının perakende ticareti üzerine ticari işletme faaliyetinde bulunan sanığın mükellefiyetinin 31.12.2016 tarihinde re'sen terk ettirildiği, sanığın 2014, 20 15... vergi dönemine ait defter ve belgelerinin incelenmesi için vergi müfettişi görevlendirildiği, bahse konu şirketin kanuni temsilcisi durumunda olan sanığın ticari faaliyeti re'sen terk ettirildiğinden 01.04.2019 tarihli, 2347 sayılı yazı ile ikametgah adresine gönderilen 2014, 20 15... vergi dönemlerine ait defter belgelerini 15 gün içinde ibraz etmesi konusundaki yazı 16.04.2019 tarihinde görevli memur tarafından sanığın eşine tebliğ edildiği halde şüphelinin 15 günlük süre içinde defter ve belgelerini ibraz etmediği, sanığın alınan savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmediği, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanına itibar edilmediği, bu suretle sanığın işyeri ile ilgili 2014, 20 15... takvim yıllarına ait vergi denetimine esas alınacak defter ve belgeleri kendisine yapılan tebligata rağmen vergi denetimini yapacak kimselere 2019 yılında ibraz etmeyerek gizlemek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği tartışmadan varestedir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 17/01/20 24... /3342 Esas, 2024/513 Karar sayılı bozma ilamında da işaret olunduğu üzere; defter ve belgelerin çalındığı, kaybolduğu, bulunamadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması halinde, 213 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinde yazılı hususlarla usulüne uygun tebligatın aranmayacağı dikkate alındığında; somut olayda, her ne kadar tebligat işlemi usulsüz olsa da sanığın defter ve belgelerin kendisinde olmadığını, şirketin devri sırasında kendisine teslim edilmediğini beyan etmesi ve teslim edilmeyen belgelerle ilgili olarak suç tarihinden çok sonra şikayetinin bulunması karşısında suçun sübut bulduğu anlaşıldığından, atılı suçtan sanığın mahkûmiyeti yerine beraatına hükmolunması, İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin olaya ilişkin kabulünde delillerin yeniden takdiri suretiyle yeni bir hüküm kurularak 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu hususlarla ilgili değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre duruşma açılmak suretiyle yapılması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile beraat kararı verilmesi, Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan, davanın yeniden görülmesi ve duruşma işlemlerine başlanmasına, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

Hâl böyle iken, her ne kadar sanığa gönderilen defter ve belge isteme yazısının tebliğine ilişkin tebligat işlemi usulsüz olsa da sanığın defter ve belgelerin kendisinde olmadığını, şirketin devri sırasında kendisine teslim edilmediğini beyan etmesi ve teslim edilmeyen belgelerle ilgili olarak suç tarihinden çok sonra şikayetinin bulunması karşısında suçun sübut bulduğu, gerekçesi ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Konya 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/3831, K. 2026/4946, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-3831-e-2026-4946-k-21bb28c9735a