Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/1225 E. 2026/5398 K. – Müstehcenlik
Konu: Müstehcenlik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1225
- Karar No
- 2026/5398
- Karar Tarihi
- Konu
- Müstehcenlik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3392 E., 2019/1523 K. SUÇ : Müstehcenlik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Şikâyetçi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, Bölge Adliye Mahkemesince gerekçeli kararın tebliğ edilmesi üzerine davaya katılmasının ve hükmü temyiz etmesinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında müstehcenlik suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 226/1-a, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine ilişkin hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemine dayalı olarak duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/1-a, 53/1-2-3. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın daha önce aynı iş yerinde çalışmaları nedeniyle tanıdığı suç tarihinde 12 yaşındaki mağdura Facebook üzerinden müstehcen fotoğraf gönderdiği iddiasına konu olayda, sanığın tek fiil ile 5237 sayılı TCK'nın 105/1 maddesinde yer alan cinsel taciz suçu ile aynı Kanun'un 226/1-a maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunu işlediği, ancak fikri içtima hükümleri gereğince en ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle anılan suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, suçun sübutuna ilişkin değerlendirmenin hukuka uygun olduğu; ancak 5237 sayılı TCK'nın 226/1-a maddesinde, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ve adli para cezasına hükmolunacağının öngörülmesine rağmen somut olayda sanığın yalnızca adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/1-a maddesindeki müstehcenlik suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A. Şikâyetçi Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.12.2019 tarihli ve 6-7 sayılı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca, bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak açılan ceza davalarında, kovuşturma evresinde mahkemesince; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesinin zorunlu olmadığına ilişkin içtihatı ve duruşmadan haberdar edilme zorunluluğu bulunmayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının tebliği üzerine davaya katılmasının ve hükmü temyiz etmesinin mümkün olmadığına dair Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli ve 2024/4-84 Esas, 2023/345 Karar sayılı kararı dikkate alındığında, şikâyetçi Kurumun temyiz hak ve yetkisinin olmadığı anlaşıldığından şikâyetçi Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1. Sanığın, çocuk olan mağdura Facebook üzerinden müstehcen nitelik taşıyan fotoğraf göndermesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 226/1-a maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunu ve aynı Kanun'un 105/1-2.cümlesi ile 105/2-d maddelerinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu ancak fikri içtima hükümleri gereğince sanığın hukuki durumunun, en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK'nın 105/1-2. cümle, 105/2-d maddeleri gereğince değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de:
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 gün ve 2020/16 E., 2020/33 K. sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı CMK'ya 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve 5271 sayılı CMK’nın “Tanımlar” kenar başlıklı 2. maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı açısınından sanığın kazanılmış hakkının SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.