Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/1154 E. 2026/3549 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1154
Karar No
2026/3549
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/158 E., 2024/814 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, ilk derece mahkeme kararının kaldırılması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I. Sanık Hakkında Hakaret Suçuna Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddeleri uyarınca, verilen bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanık Hakkında Tehdit Suçuna Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesine Gelince; Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılması suretiyle mahkumiyet kararı verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında anılan hükmün temyiz kanun yoluna tabi olduğu gözetilerek tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine dair düşünce iştirak edilmemiştir.

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak; 1- Katılanın beyanlarında suç tarihi sonrası buna karşılık iddianame tarihi öncesine rastlayan 15.05.2020 günü ve sonrasında sanığın yine tehdit içerikli eylemlerde bulunduğunu ve bu eylemlerin savcılığa intikal ettirilmiş olduğunu belirtmiş olması karşısında öncelikle bahsedilen eylemlere ilişkin varsa soruşturma ve kovuşturma dosyalarının akıbetlerinin araştırılarak şayet derdest aşamadaki kovuşturma dosyasının bulunması halinde aralarında bağlantı gözetilerek mümkünse davalarının birleştirilmesi bunun mümkün bulunmaması halinde ise soruşturma veya kovuşturma dosyalarının denetime olanaklı dosyaya eklenmesi sağlandıktan sonra zincirleme suç hükümleri koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin denetime olanaklı tartışılması zorunluluğu,

2- Sanık ile katılanın, savunma ve beyanlarında taraflar arasında evvelce husumete konu olaylar yaşandığının belirtilmiş olması karşısında öncelikle olayın çıkış nedeni ile ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin araştırılmasından sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29 uncu maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının denetime olanaklı tartışılması zorunluluğunun gözetilmemiş olması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,27.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/1154, K. 2026/3549, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-1154-e-2026-3549-k-d6d7666eec1b