Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7875 E. 2026/5525 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7875
Karar No
2026/5525
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2925 E., 2022/177 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık sübut bulan eylemi olası kastla işlemesine rağmen suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilip suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanığın aracının hız kadranının 160 kilometrede sabit kaldığına, temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, 237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca üst sınırdan (1/2) oranında artırım yapılması gerektiği gözetilmeden alt sınırdan (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle sanığa eksik ceza tayin edildiğine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin yasal ve yeterli gerekçeye dayanılmaksızın sanık lehine uygulandığına ve vesaire ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde mahkûmiyet kararı verildiğine, almış olduğu alkolün sanığın sürüş yeteneğini etkilemediğine, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de usûl ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması istemine ilişkindir.

OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 27.06.2020 tarihinde gece vakti, saat 03.30 sıralarında, aydınlatmanın bulunduğu meskun mahalde, 1,44 promil alkollü sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile bir platformun çalışma nedeniyle kapalı olduğu, üç şeritli diğer platformun ise gerekli işaretlemeler yapılarak iki yönlü olarak kullanıldığı otoyolda seyir halindeyken yola gereken dikkatini vermeyerek seyrini kendi istikametine ayrılmış iki şeridi takiben sürdürmesi gerekirken karşı yönden gelen araçlara ait sol şeride girerek kendi nizami şeridini takiben seyreden sürücü ... yönetimindeki ticari otomobil ile çarpışması sonucunda ... ile araçta yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü olayda, gerek kaza tespit tutanağı gerek kovuşturma evresinde alınan Adli Tıp Kurumu .. Trafik İhtisas Dairesinin 04.01.2021 tarihli raporuna göre sanığın asli ve tam kusurlu olduğu; ayrıca 1,44 promil olan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olmasına rağmen direksiyon başına geçip yönetimindeki otomobili sürmeye devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, iki kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 22/3. maddeleri uyarınca hükmedilen 9 yıl 4 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapılması sonucunda, 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası hükmetmek yerine hesap hatasından dolayı 7 yıl 9 ay hapis cezası hükmolunarak sanığa eksik ceza tayin edilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının takdirî indirim maddesinin uygulandığı bölümünde yer alan "7 yıl 9 ay" ibarelerinin, "7 YIL 9 AY 10 GÜN" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/7875, K. 2026/5525, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-7875-e-2026-5525-k-8b7a3366984a