Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7832 E. 2025/288 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7832
- Karar No
- 2025/288
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3734 E., 2022/3 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un70/1 cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62,52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz nedenleri; Usule uygun olmayan arama sonucu delil elde edildiğine, bu delillere dayanarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın suça konu eserleri bulması üzerine 3 günlük sürenin dolmadığına, istinaf mahkemesince eserlerin sahiplenildiğine ilişkin gerekçe kurulmasının yerinde olmadığına sanığa ek savunma hakkı tanınmadığına, teşdit uygulamasında gerekçe belirtilmediğine ilişkindir. B. Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Sanığın cezalandırılmasına ilişkin hükmün onanmasına, sanıktan ele geçirilen eşyaların sanığa iadesine dair verilen kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, her ne kadar sanık hakkında atılı suçtan dava açılmış olsa da düzenlenen suç ile; bulunan tarihi eserlerden geç bilgi sahibi olunması nedeni ile kamuya verilen muhtemel veya somut zarara sebep olma eyleminin cezalandırıldığı dava konusu eserlerin aynı gün bulunduğu ve muhafaza altına alındığı sanığın savunmasının aksine herhangi bir delilin bulunmadığı, elde edilen eserlerin 2863 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen üç günlük bildirim süresi içerisinde ele geçirilmesi nedeniyle aynı Yasanın 67/1. maddesinde düzenlenen haber verme yükümlülüğüne aykırılık suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı bu nedenle sanığın beraatine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Olay günü Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Grup Amirliğine yapılan ihbar ile sanığın zaman zaman iş yerinde bulundurduğu, zaman zaman üzerinde taşıdığı tarihi eserleri işyerine gelen şahıslara satmak istediği yönünde ihbarda bulunulduğu ve ihbar üzerine Kaçakçılıkla Mücadele ekipleri tarafından sanığın ikametinde ve iş yerinde arama yapılması için Nazilli Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararı doğrultusunda saat 18:00 sıralarında sanığın Cumhuriyet Mahallesindeki evine gidildiği, evin kapısının açılmaması üzerine komşularından sanığa ulaşılmaya çalışıldığı, bu aşamada sanığın Yeni Sanayi Mahallesindeki iş yerine saat 18:30 sıralarında arama amaçlı giden kolluk görevlilerinin sanığı elinde poşet iş yeri kapısında tespit ettiği, sanığın görevlilerce geliş nedeninin bildirilmesi üzerine elindeki poşeti içerisinde tarihi eser bulunduğundan bahisle görevlilere verdiği, ele geçen kültür varlıkları üzerinde üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapıldığı, düzenlenen rapora göre 83 adet sikke/eserin korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu, kalan 1 adet paranın Cumhuriyet dönemine ait 1955 basımı madeni para olup 2863 sayılı Yasa kapsamında bulunmadığı tespit edildiği, sanığın tüm aşamalarda alınan savunmasında; suça konu kültür varlıklarını aynı gün Ocaklı köyünde maden ararken poşet içerisinde bulduğunu, yanına aldığını beyan ettiği, Arama tutanağının CMK'nın 119/4 maddesindeki şekil unsurlarında, Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişinin bulundurulmasının zorunlu olduğu, olayımızda ise yalnızca mahalle muhtarı hazır bulundurularak arama işleminin gerçekleştirildiği, bu nedenle arama işleminin usule uygun bulunmadığı anlaşılmış ise de; arama tutanağının delil olarak değerlendirilmediğinde; aramaya herhangi bir itirazı olmayan sanığın ele geçen kültür varlıklarını poşet içerisinde bulduğunu, yanına aldığını belirten savunmasına göre kültür varlıklarını sahiplendiği, her ne kadar aynı gün bulup müze müdürlüğüne bildirmeye fırsat bulamadığını beyan etmiş ise de bu beyanının sanığın hakkında izinsiz define araştırmak suçundan kesinleşmiş mahkumiyetine karar verilmiş olması, yapılan aramada dedektör ve kulaklık ele geçirilmesi, evine arama yapılmak için görevlilerce gidildiği zaman dilimi ile tespit edildiği zaman dilimi arasında geçen 30 dakikaya yakın sürenin bulunması, tanık ... Kaya'nın sanık savunmasının aksi yönündeki arama izni alınmasından sonra kendisinin işyerine gittiğini ve sanığın gelmesini beklediğini, arama kararındaki saatin dolmasına yakın sanığın bir arkadaşı ile motosikletle iş yerine geldiğini, iş yerinden ele geçirilen poşeti alarak çıkmaya çalıştığı sırada kendisini engelledikleri yönündeki tutanaklarda belirtilen zaman silsilesine uygun düşen beyanı, yer gösterme tutanağı içeriğine göre herkesçe görülerek açık alan niteliğindeki yerde poşet içinde kültür varlıklarını bulduğu yönündeki kabulü hayatın olağan akış kurallarına aykırı yorumu gerektirir savunması ve suç vasıflarını değiştirir ayrıntıları bildiğini gösterir ayrıntı savunma içerikleri, hakkındaki ihbar gözetildiğinde sanığın söz konusu 2863 sayılı Yasa hükümlerini bildiği ve buna göre eyleminin suç vasfını değiştirecek nitelikte beyanlarda bulunduğu anlaşılmakla, sanığın suçlama konusu külür varlıklarının ticaretini yaptığına ilişkin soyut ihbar dışında delil elde edilemediği, sanığın kültür varlıklarını müze müdürlüğüne teslim etme düşüncesinin de olmadığı, bu nedenle gerçekleşen eylemin kültür varlığını bulundurma suçunu düzenleyen 2863 sayılı Yasanın 70/1 maddesinde açıklanan suçu gerçekleştirdiği sonuç ve vicdani kanaatine varılmış ve yerel mahkemenin sanık hakkındaki beraat kararının kaldırılarak, mahkumiyetine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.