Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9108 E. 2025/461 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9108
Karar No
2025/461
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/4798 E., 2022/2027 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutuklama ile makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle 100.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebi üzerine, davanın süresinde açılmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ancak davalı vekilinin temyiz isteminin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; söz konusu beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, davacının kararı 28.11.2019 tarihinde öğrendiği, bu nedenle davanın süresinde açıldığı ve davanın kabul edilmesine, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın tümüyle reddedilmesi gereği avukatlık asgari ücret tarifesine göre maktu ücretin verilmesine ilişkindir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 1. Ordu Komutanlığı 2 Nolu Sıkıyönetim Mahkemesinin 1981/654 Esas – 1991/12 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının yasa dışı silahlı örgüt üyesi olmak suçundan 03.06.1982 - 22.12.1983 tarihleri arasında 567 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 01.11.1991 beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün kesinleştiği, ancak bu karara ilişkin herhangi bir kesinleşme şerhi bulunmadığı, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04.03.2019 tarihli 2018/8484 Esas ve 2019/2875 Karar sayılı kararının da göz önünde alındığında fiziken kesinleşme şerhinin düzenlenmemiş veya temin edilemiyor olmasının davacıya süresiz olarak tazminat talep etme hakkı vermeyeceği, aksi halde hakkın kötüye kullanılmasının söz konusu olacağı kanaati ile davacı hakkında 01.11.1991 tarihinde verilen beraat kararının aleyhe temyiz olmaması nedeni ile kesinleştiği sabit olup davanın 10 yıldan fazla süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakla davanın süresinde açılmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince süre yönünden reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak "466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' yerine, ''Haksız gözaltı ve tutuklamadan kaynaklanan maddi manevi tazminat talebi" ibaresine yer verilmesi, davacı olarak "K.H." ibaresine yer verilmesi ve dava tarihi olarak "16.12.2019" ibaresine yer verilmemesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Somut olayda kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine dilekçe ücret yerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasınına yer alan ''A.A.Ü.T. Gereğince 825 TL dilekçe ücretinin davacıdan alınarak hazineye verilmesine'' ibaresinin “Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunan CMK'nın 142/9 ve AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 8.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9108, K. 2025/461, T. 14.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9108-e-2025-461-k-e46401d381f2