Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7667 E. 2024/7623 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7667
Karar No
2024/7623
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3605 E., 2021/2844 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yargılama, tutuklama ve 5271 sayılı kanunun 141/3 maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle 20.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faiz talebinin kısmen kabulü ile 500,00 TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının davacı hakkında mahsup kararı bulunduğundan hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğundan 200,00 TL maddi ve 200,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ve buna göre değişen vekalet ücretinin 1.056,00 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin sağlık memuru olduğunu, haksız yargılandığını, tutuklama kararının veren mahkeme başkanı ile soruşturma dosyasının bulunduğu, tazminata esas dosyada soruşturma aşamasında tutuklama kararı verilmemesine rağmen kovuşturma aşamasında mahkeme başkanı tarafından tutuklandığı, söz konusu duruşmada hakimi soruşturma nedeniyle reddini talep etmesine rağmen talebinin kabul edilmediğini, mahkeme başkanının sırf şahsi husumetten kaynaklı olarak hukuka aykırı tutuklama ile müvekkilinin hürriyet hakkının kısıtlandığını, kişilik haklarının zedelendiğini, hükmedilen manevi tazminatın makul olmadığını eksik olduğunu belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/169 Esas, 2018/251 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 26.09.2017 - 15.03.2018 tarihleri arasında 170 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde mahkumiyetine karar verildiği, istinaf incelemesi ile beraatine karar verildiği, kararın 30.04.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, davacının tutukluluk süresinin Silifke 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.08.2018 tarih, 2017/537 Esas, 2018/142 Karar sayılı ek kararı ile mahsup edildiğinden makul tazminata hükmedildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizce UYAP sistemi üzerinden temin edilen SGK hizmet bilgisi evrakına göre davacının tutuklulukta kaldığı tarihlerde (4-c) kapsamında memur olarak çalıştığının anlaşılması karşısında, davacının maddi zararının idari yollardan talep etmesi gerektiğinden ve maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken makul maddi tazminata hükmolunması, temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, mahsup durumu da göz önüne alındığında makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerektiği ve davacının hakim ve Cumhuriyet savcılarının hukuki sorumluluklarına yönelik talebi de dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmediğinden tebliğnamede manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/7667, K. 2024/7623, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-7667-e-2024-7623-k-66787286b60a