Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/15818 E. 2024/26050 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15818
- Karar No
- 2024/26050
- Karar Tarihi
TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2146 E., 2022/2298 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Bölge Adliye Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 4. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, bu şekilde elde edilen delillerin hükme esas alınmayacağına, İlişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Bölge Adliye Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 4. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, bu şekilde elde edilen delillerin hükme esas alınmayacağına, 5. Uyuşturucu madde ile ilgili alınan raporda miktarsal analizi yapılmadığına, raporun bu yönüyle eksik olduğuna, kararın da eksik inceleme ile verildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptıkları yönünde alınan istihbari bilgi üzerine Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emri ile sanık ...'ın kiralamış olduğu ikametin, kapısı çilingir marifetiyle açılarak sitenin özel güvenlik görevlileri eşliğinde sanıkların yokluğunda arama yapıldığı, hazirun olarak bulunduğu tutanak altına alınan özel güvenlik görevlisi ...'un kovuşturma aşamasında alınan beyanında arama işlemi yapılırken güvenlik kulübesinde olduğunu, aramanın ne şekilde yapıldığına ilişkin bilgisinin olmadığını, tutanağı ertesi gün polis memurları getirdiği zaman imzaladığını beyan ettiği gibi aramada hazirun olarak görev aldığı belirtilen güvenlik görevlilerinin 5271 sayılı CMK'nın 119/4. maddesinde sayılan kişilerden olmadıklarının anlaşılması karşısında; suça konu maddelerin ele geçtiği ikametin 5271 sayılı CMK'nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde aranmadığı, hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddenin, "suçun maddi konusu" ve "suçun delili" olarak hükme esas alınamayacağı gözetilerek, somut olayda suçun maddi konusu bulunmadığından, dolayısı ile suçun unsurları oluşmadığından, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanıkların SALIVERİLMELERİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadıkları takdirde salıverilmelerinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.12.2024 tarihinde karar verildi.