Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7272 E. 2026/3027 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7272
Karar No
2026/3027
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1003 E., 2022/381 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın olası kast hükümlerine göre cezalandırılması gerektiğine, hükmedilen cezanın az olduğuna ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusurunun bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 05.12.2018 tarihinde saat 15.00 sıralarında, seyyar satıcılık yapan sanığın satış amacıyla olay yerine geldiği, katılan ve eşinin sanıktan alışveriş yaptığı, alışverişin tamamlanmasının ardından sanığın ...ili ... ilçesi ... Mahallesi’nde, katılan ...’a ait yaklaşık 3 metre genişliğindeki yolda, 33... plakalı kamyonet ile dönüş manevrası yaptığı sırada; aracın sağ tarafından çıkıntı yapar vaziyette bulunan bagaj kapağının, yol kenarında bulunan ve katılan ...’a ait evin giriş kapısı merdiveninde kapıya yakın şekilde bekleyen 3 yaşındaki ... ile ...’ın elinden tutan görme engelli dedesi ...’a çarptığı, çarpmanın etkisiyle bagaj kapağı ile evin duvarı arasında sıkıştıkları, bu suretle meydana gelen olay sonucunda ...’ın hayatını kaybettiği, katılan ...’ın ise vücudunda kemik kırığı oluşacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı olayda; kaza tespit tutanağında, sanık ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. Maddesi'nde belirtilen "manevraları düzenleyen genel şartlara uymama" , "trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk ve hükümlüklere uymamak" ve "araçların boyutları, ölçü ve ağırlıkları ile yüklenmesi esasları" kurallarını ihlal ettiğinin belirtildiği, keşif tutanağı ve fotoğraflarda, sanığa ait aracın sağ aynasından açık olan kapağın net bir şekilde görüldüğü, keşif esnasında hazır bulunan kamyon ve sanayi ustasının "kamyonetin kasa kapağının kapalı olması halinde açılmasının mümkün olmadığına" dair görüş bildirdiği, keşif sonrası trafik bilirkişisinin düzenlediği 08.01.2019 tarihli rapora göre ölen ile katılanın kazanın oluşumunda herhangi bir kusurlu hareketlerinin olmadığı, sanığın "manevraları düzenleyen genel şartlara uymama" kuralını ihlal etmesi nedeniyle asli (tam) kusurlu olduğuna yönelik görüş ve kanaat bildirildiği, Adli Tıp Kurumunun 13.01.2020 tarihli raporuna göre ise sanığın idaresindeki eşya yüklediği aracın bagaj kapısını açık bırakarak ya da bagaj kapağının, bu vasıtanın seyri, manevrası ve herhangi bir hareketi sırasında kendi kendine açılmaması için gerekli önlemleri alması, bagaj kilidinin bozuk olması halinde trafikte seyre çıkmaması gerekirken bu kurallara riayet etmediği, aracın sağ bagajının kapağını kapatmadan seyrettiği ya da bu kapağın aracın hareketi sırasında açılmasını önleyecek önlemleri almamasına bağlı olarak bagaj kapağının vasıtanın sağ yanından çıkıntı yapacak şekilde açılmasına neden olduğu, 3 metre genişliğindeki dar yolda yolun sağında bulunan evin önünde merdiven üzerinde bulunan yayalara çarptığı, yayaları açık kapak ile duvar arasına sıkıştırarak ölüm ve yaralanmalarına sebebiyet verdiği olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile asli ve tek kusurlu olduğu, aracın yan tarafındaki kapağın sanığın yola çıktığında açık olması veya bu araç hareket ettikten sonra düşmesi sonucu olayın meydana gelmesinin kusur durumuna herhangi bir etkisi bulunmadığı, her iki durumda da sanığın asli ve tam kusurlu, ölen ve katılanın kusursuz olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, sanık asli kusurlu bulunmuş, sanığın "daha önceleri de geldiğim zamanda da olayın olduğu yerde kamyonetle geri çıkış yapmışımdır" ve "pek çok kez orayı kullandım, kaza mahallini biliyorum, bugüne kadar bir sorun olmamıştı, yine olmayacağını düşündüm," şeklindeki beyanları ile olay yerini gösteren krokiye göre sanığın daha geniş bir alanda dönme imkanı varken kendi şoförlük becerisine güvenerek ısrarla dar alanda dönüş yapmaya çalışması göz önüne alındığında kazanın gerçekleştiği yer itibariyle sanığın neticeyi istemediği hâlde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta beceri veya bilgisine güvenerek hareket ettiği, meydana gelen olayda bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilmiş, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, olayın meydana geldiği yerin katılanların evlerinin önündeki dar bir alan olduğu, sanığın katılan ... ile alışverişini bitirdikten sonra kamyonetini bulunduğu yerden çevirmek için manevra yapmak istediği, ancak kamyoneti park ettiği alanın dar olması nedeni ile katılan ...'ın evinin önünde park halinde bulunan katılanlara ait aracı bulunduğu yerden alarak evin yan tarafına park ettiği, bu şekilde kullanacağı kamyonetin hareket alanını genişletmeye çalıştığı, bu sırada katılan ... ile ...'ın evlerinin giriş kapısının ön kısmındaki merdivende bulundukları, olay yerinde başka bir kimsenin de bulunmadığı, akabinde sanığın kamyonetine bindiği ve sevk ve idaresindeki 33... plakalı kamyonun sağındaki bagaj kapağı açık bir halde manevra yaptığı sırada yol kenarındaki katılan ...’a ait evin giriş kapısı merdiveninde kapıya yakın bir şekilde beklemekte olan ... ve ...'ın elinden tutan gözleri görmeyen ...’a çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, bu hali ile sanığın dar bir alanda manevra yaptığının farkında olduğu ve bu nedenle de katılanların evinin önünde bulunan aracı başka bir yere çekerek manevra yapacağı alanı genişlettiği, katılan ... ve ölen ...'ın evin önündeki merdivende olduklarını ve tanık Fatma'nın da evin içerisinde olduğunu bilerek kamyonetin sağ bagaj kapısı açık halde manevra yaptığı, manevra yapılan alanda bulunabilecek kişilerin bu anlamda güvenli yerde olduklarını bilerek kamyonetini hareket ettirdiği, ancak alanın dar olması ve kamyonetin sağ bagaj kapasının açık olması nedeni ile katılan ... ve ölen ...'ya çarptığı, sanığın kamyoneti ile manevra yaptığı sırada katılan ... ve ölen ...'ya çarpacağını öngöremediği, eyleminin basit taksir düzeyinde kaldığı anlaşıldığından, somut olayda bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, sanık hakkında kurulan hüküm 5271 sayılı CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Kazanın meydana geldiği yer ve çevre özellikleri ile 06.12.2018 tarihli inceleme tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, yolun stabilize nitelikte ve yaklaşık 3 metre genişliğinde olduğu, kamyonetin kasasının yeni ve kilit sisteminin çalışır durumda bulunduğu, bagaj kapağının ancak tam kapatılmaması veya açık bırakılması halinde açılabileceği anlaşılmakla, katılanların sanıktan sürekli alışveriş yaptıkları ve sanığın katılanın gözlerinin görmediğini bildiği de nazara alındığında, sanığın bagaj kapağını kapatmadan ya da yeterli şekilde kilitlemeden hareket ettiği, bu kapağın seyir ve manevra sırasında açılarak çevrede bulunan kişilere zarar verebileceğini öngörebilecek durumda olmasına rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermeyip bu neticenin gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket ettiği, özellikle dar bir yolda manevra yaptığı sırada bu riski kabullenerek davranışını sürdürdüğü ve bu suretle neticeyi öngördüğü halde istemeyerek gerçekleştirmesi nedeniyle eyleminin basit taksir değil bilinçli taksir kapsamında kaldığının ve cezasında 5237 Sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ...Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'nin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi gereğince ...Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/7272, K. 2026/3027, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-7272-e-2026-3027-k-a6ecf814984b