Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6102 E. 2026/5782 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6102
- Karar No
- 2026/5782
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2679 E., 2021/2744 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, maddi gerçeğin aydınlatılmamış olduğuna, araç sürücüsünün tespit edilemediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın soruşturma evresinde baskı ve yönlendirme ile araç sürücüsü olduğunu beyan ettiğine, tarafsız tanık beyanı bulunmadığına, aracı ...'un kullandığına kanaat getirilmesi gerektiğine, tanık polis memurlarının beyanlarından da anlaşılacağı üzere kazayı yapan kişinin sanık olduğuna ilişkin şüphe hasıl olduğuna, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.07.2018 tarihinde, sanığın, yanında yolcu ... var iken sevk ve idaresindeki traktör ve bu traktöre bağlı buğday ve tarım malzemesi yüklü üç adet römork ile meskun ... dışında, gece vakti, aydınlatmanın olmadığı, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz olduğu, iki şeritli bölünmüş asfalt kaplama devlet karayolu olan .. istikametinden .. Ceza İnfaz Kurumu kavşağına doğru seyir halinde iken, kavşak içerisine geldiğinde, .. istikametine gitmek için kontrolsüz biçimde devlet kara yoluna giriş yapıp dönüş yapmak istediği sırada kara yolunu tamamen kapattığı esnada .. istikametinden ... ili istikametine doğru seyir halinde olan ...'ın sevk ve idaresindeki otomobilin bahse konu traktörün arka kısmında takılı olan ikinci römorka çarpması sonucunda otomobil sürücüsü ...'ın ve araçta yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen kazanın meydana gelmesinde, gerek soruşturma evresinde düzenlenen 11.07.2018 tarihli bilirkişi raporuna gerek kovuşturma evresinde alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 06.09.2018 tarihli raporuna göre sanığın asli kusurlu, ölen sürücünün ise tali kusurlu olduğu; sanık her ne kadar soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki ifade ve beyanlarında dava konusu kazaya sebebiyet veren traktörde sürücü olarak bulunmadığını, traktörü tanık ...'un kullandığını kazayı tanık ..'un gerçekleştirdiğini, kendisinin ...'un yanında çalıştığını dile getirmiş ise de .. Cumhuriyet Savcılığınca tanık ... hakkında 12.07.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği de anlaşılmakla sanığın vermiş olduğu ifade ve beyanların birbiri ile çelişki arz etmesi, bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların aksi yöndeki beyanları, dosya kapsamında sanığın bu iddiasını destekler mahiyette herhangi bir veri veya delile rastlanılmamış olması, olay yeri inceleme tutanağı, bilirkişi raporu ve dinlenen tanık anlatımları da dikkate alınarak iki kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 4 yıl 6 ay yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayin edilmesi ve kaza tespit tutanağında traktör üzerinde çakar lamba bulunduğu yazılı olmasına karşın, kolluk tarafından tanzim edilen olay yeri inceleme tutanağında çakar lamba bulunmadığı, traktör üzerinde çakar lamba bulunduğu kabul edilse dahi, olayın gece saat 21.30 sıralarında aydınlatmanın olmadığı kavşakta gerçekleştiği, sanığın traktöre üç adet gayri nizami olacak şekilde römork taktığı, traktöre bağlı römorklarda arka ve yanında herhangi bir reflektör ve ışık tertibatının olmadığı, sanığın bu halde seyredip trafikteki sürücülerin seyir durumunu tehlikeye düşürdüğü, ölen sürücü ..'in önünü kapatarak ilk geçiş hakkını bırakmadığı olayda, bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3.maddesinin uygulanması gerektiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığın gözaltında ve tutuklu geçirdiği sürenin, 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de bu husus infaz aşamasında değerlendirilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2026 tarihinde karar verildi.