Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/4284 E. 2026/6837 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4284
Karar No
2026/6837
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2080 Esas, 2020/794 Karar SUÇLAR : Rüşvet alma (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında), rüşvet verme (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında) HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin rüşvet alma ve rüşvet verme, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince de İçişleri Bakanlığının rüşvet alma suçlarından başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları kabul edilmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılanlardan Hazinenin tüm hükümleri İçişleri Bakanlığının sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümleri, sanık ... müdafiinin ise müvekkili hakkında kurulan hükmü vekalet ücretine hasren temyize hâk ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2019 tarihli ve 2017/250 Esas, 2019/193 sayılı Kararı ile sanıkların atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e madde-fıkra ve bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur. B. İstinaf Sanık ... müdafii ile katılan Hazine vekilinin istinaf talepleri üzerine duruşma açılmadan yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/2080 Esas, 2020/794 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi İlk Derece Mahkemesince müvekkilinin beraatine hükmedilmesine rağmen gerekçeli kararın hüküm kısmında lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğine, bu hususta yapılan istinaf başvurusunun ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sehven değerlendirilmediğine, Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Yeterli inceleme ve araştırma yapmadan verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, maddi gerçeğe ulaşma ilkesinin ihlal edildiğine, suç işlenmesini önleme amacından uzaklaşıldığına, Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Kovuşturma aşamasında davadan haberdar edilmedikleri için davaya katılma taleplerinin kabulüne, sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarının toplum nezdinde rüşvet gibi fiillere karşı caydırıcılığı azalttığı gerekçesiyle cezanın üst sınırdan veya üst sınıra yakın bir seviyeden tayini ile sanıkların cezalandırılmasına ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine, İlişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuş fakat tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. 3. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden temin edilen nüfus kaydından sanığın hükümden sonra 04.03.2021 tarihinde vefat ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/288 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilamı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. III. KARAR 1. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin Kararlarında, katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin ve katılan Hazine vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının vekalet ücreti takdirine ilişkin 3. bendine sanık ...'ın adının eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 64... sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri gereğince sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/4284, K. 2026/6837, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-4284-e-2026-6837-k-229c1ac72eda