Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/3874 E. 2026/6834 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3874
- Karar No
- 2026/6834
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/454 Esas, 2015/107 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Suçtan zarar gören Hazine vekilinin 08.04.2022 tarihli dilekçesinin temyiz talebi içermediği, kamu davasına katılma istemine yönelik olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar gördüğü ve vekilinin 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma talebinde bulunduğu anlaşılmakla, 3628 sayılı Kanun'un söz konusu değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığına, tayin olunan cezanın miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereği REDDİNE, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Suç tarihlerinde ... Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinde maaş mutemedi olarak görev yapan sanığın, öğretim üyelerinin beyan ettiği ek ders formları üzerinde değişiklik yaparak, öğretim üyelerinin danışmanlık ve uzmanlık alan ders saatlerini arttırarak ya da hiç ek ders hak etmemesi veya beyanı bulunmamasına rağmen düzenlediği ek ders yük tablolarında ilgili öğretim üyesine ek ders veya danışmanlık ücreti tahakkuk ettirdiği, bu şekilde öğretim üyelerinin alması gereken miktardan fazla tahakkuk ettirdiği ücretler ile öğretim üyelerinin hak etmiş olduğu ve doğru şekilde tahakkuk ettirilen ve öğretim üyelerine aktarılması gereken ücretlerin bir kısmını veya tamamını banka ödeme listelerinde oynama yapmak suretiyle kendi kişisel hesabına aktararak nitelikli zimmet suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, eyleminin basit zimmet suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar vermiş ise de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için; "kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına zimmetine geçirmesi"nin gerektiği, sanığın 2007-2012 yılları arasında ... Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi bünyesindeki öğretim üyelerinin hak etmiş olduğu ve doğru şekilde tahakkuk ettirilen ücretlerinin bir kısmını veya tamamını bankaya verilen ödeme emirlerinden farklı şekilde oluşturup gönderdiği e-mail ve CD (banka ödeme listesi) ile ilgili hak sahibinin karşısına kendisine ait banka hesap numarasını yazmak suretiyle 236.015,89 TL'yi hesabına aktarma şeklinde gerçekleştirdiği mal edinme eylemlerinin zincirleme nitelikli zimmet, aynı tarihler arasında öğretim üyelerinin beyan ettiği danışmanlık ücreti ve ek ders formları üzerinde değişiklik yaparak öğretim üyelerinin danışmanlık ve uzmanlık alan ders saatlerini arttırarak fazla ek ders ücreti ya da ek ders beyanı bulunmamasına ve hiç hak etmemesine rağmen öğretim üyelerine ek ders ücreti tahakkuk ettirerek bankaya gönderdiği e-mail veya CD ortamında verdiği listelerde hak sahibi yerine yine aynı şekilde kendi hesap numarasını yazmak suretiyle toplam 326.371,89 TL'yi mal edinmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin ise suça konu fazla yatan paraların görevi dolayısıyla sanığa teslim edilmediği, bu nedenle yasal tevdi unsurunun gerçekleşmediği, hileli ve yasal olmayan yollarla haksız olarak menfaat sağlamasının zincirleme biçimde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık suçlarını oluşturacağı gözetilerek, sanık hakkında anılan suçlardan ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.