Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/8736 E. 2026/6835 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/8736
- Karar No
- 2026/6835
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/329 Esas, 2024/273 Karar SUÇLAR : Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Sanığın eylemlerinin sübutu halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı kabulüyle kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 253/6. maddesine paralel bir şekilde "Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında "zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, aksi halde, yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-2 50... .01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından re'sen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre; eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece re'sen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi hükmüne karşı sanık müdafiinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından, temyiz isteminin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Uyulmasına karar verilen, Dairemizin 08.06.2023 tarihli ve 2020/4947 Esas, 2023/7294 sayılı ilamında belirtildiği üzere; "Bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi amacıyla 24.08.2007 tarihli ön inceleme raporunda yer verilen, sanığın 7.920 TL hizmetli giderini hem okul-aile hem de kantin hesaplarında mükerrer şekilde gider olarak gösterdiği yönündeki tespit ile sanık tarafından sunulan harcama belgelerinin gerçekliğinin detaylıca araştırılması, belgesiz yapıldığı iddia olunan harcamalara dair tanık beyanlarının alınması, kayıt dışı bırakılan gelir olup olmadığının belirlenmesi sonrasında, dosyanın tüm ekleri ile birlikte Sayıştay emekli denetçilerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile önceki raporlar arasındaki çelişkileri gideren, defter kayıtlarını dayanak belgeleri ile birlikte inceleyen ve mahkemece yapılacak olan bahse konu araştırmaları da dikkate alarak suç dönemine ilişkin tüm gelir ve giderleri karşılaştırmak suretiyle sanığın uhdesinde kalan para bulunup bulunmadığını, bulunmakta ise Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği'nin 15 inci maddesinde kantin işletme gelirlerinin birliğe aidiyetine dair hüküm bulunmakla birlikte ana sınıfı gelirlerine dair bir hüküm bulunmadığı dikkate alınarak ana sınıfı hesabına ait paraların okula mı okul-aile birliğine mi ait olduğunu belirleyen rapor alınarak, okula ait paraların mal edinilmesi halinde zimmet, okul-aile birliğine ait paraların mal edinilmesi halinde ise hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçları yönünden değerlendirme yapılması ..." sanığa isnat edilen eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247. maddesi kapsamında zimmet veya 155/2. maddesinde belirtilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını oluşturabileceği, bu suçların anılan maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-d ve 67/4. maddeleri gereğince 15 yıllık asli ve 22... aylık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, hüküm tarihi itibarıyla zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği nazara alınarak bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yanılgılı değerlendirmeler sonucu eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.