Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1163 E. 2025/7389 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1163
Karar No
2025/7389
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2460 E., 2020/3655 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 55271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a ve 52/2-4 maddeleri uyarınca 18.150 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusurlu olmadığına, bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ile uyumlu olmadığına ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.11.2016 günü saat 07.45 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile gündüz vakti, iki yönlü, iki şeritli, aydınlatmanın bulunmadığı, azami hız limitinin 50 km/s olduğu meskun mahal sınırları içindeki yolda dört yönlü kavşaktan geçmek üzere seyir halinde iken aracının ön ve sağ yan kısımları ile seyir istikametine göre sağ tarafından, dört yönlü kavşağa doğru ilerlemekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki minibüsün ön sol çamurluk kısımlarının çarpışmaları neticesinde sürücü ...'ın ölümü ile sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde kaza tespit tutanağı ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 19.04.2017 tarihli raporunda ölenin kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, sanığın ise tali kusurlu olduğunun bildirildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 02.10.2018 tarihli ek raporunda ise kazanın gece vakti olduğunun ve ölen sürücünün kullandığı motosikletin farlarının yanmadığının kabulünde sanığın atfı kabil kusurunun bulunmadığı, ölenin ise asli kusurlu olduğunun bildirildiği, Yerel Mahkemece, sanığın savunmasında ölenin kullandığı motorsikletin farlarının yanık olmadığını, ani bir şekilde yola çıkarak kazaya sebebiyet verdiğini beyan ettiği, olay günü 06.11.2016 tarihinde saat 07.20 sıralarında meydana gelen kazada kaza saati itibariyle havanın karanlık olduğunun tespit edilebildiği, sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile gece vakti, aydınlatması mevcut olmayan meskun mahalde seyrini sürdürürken olay mahalli kavşağa girdiği sırada, sol tarafından farları yanmadan gelmekte olan motosiklete karşı mevcut şartlarda alabileceği bir önlemin bulunmadığı, bu itibarla meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı kanaatine varılmakla, sanığın taksirle öldürme suçundan beraatine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kusur durumunun tayini bakımından dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ve 05.05.2019 tarihli ... Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti raporunda; sanığın kavşağa yaklaşırken hızını düşürmesi, kendi far ışığı ve selektör yardımıyla güvenli geçişini sağlayacak elverişli koşulları sağlayarak seyrine devam etmesi gerekirken tedbirsiz davrandığı ve kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, müteveffanın ise kontrolsüz kavşakta sağından gelen sanığa ilk geçiş hakkını tanımaması nedeniyle asli kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu kanaatine varılmakla, İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı usul ve yasaya aykırı bulunmuş, sanık hakkında TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1163, K. 2025/7389, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1163-e-2025-7389-k-c912d867d578