Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/7502 E. 2025/24656 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7502
- Karar No
- 2025/24656
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/717 E., 2020/657 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/250 E., 2018/425 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : ... için; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi; ... için; sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca kaldırılarak, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, tanık anlatımları, TAPE kayıtları ve hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 2. Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden yapılan incelemede; a. 5271 sayılı Kanun'un 280, 303/1-a, 193/2, 2 16... . maddeleri uyarınca; istinaf mahkemelerinin, ilk derece mahkemesince toplanan delilleri takdir ederek dosya üzerinde yapacakları incelemeler neticesinde beraat kararı veremeyecekleri nazara alındığında, anılan Kanun maddelerine de yanlış anlamlar yüklenerek bölge adliye mahkemesi ceza dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesine aykırılık oluşturacak şekilde duruşma açmaksızın evrak üzerinden ilk derece mahkemesince belirlenen hapis cezasının kaldırılarak 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine dair karar verilmesi, b. Temyiz ve istinaf aşamalarında dosyaya gelen ve delil niteliği taşıyan, 21.10.2019 tarihli silahlı terör örgütü emniyet mahrem yapılanma raporu ve eklerinin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, silahlı terör örgütü emniyet mahrem yapılanma raporunda sanığın "genel müdür yardımcısı", "mdr", "mdr yardımcısı" olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi, bu kimselerin aşama beyanlarının onaylı örneklerinin dosya arasına alınması ve tespit edilen kimselerin mahkeme huzurunda usulüne uygun şekilde tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılması, c. Her ne kadar bölge adliye mahkemesince sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olmadığı kabul edilmiş ise de, hükümden sonra gelen 08.01.2020 tarihli tutanak doğrultusunda ID tespit ve eşleştirmeye yönelik çalışmaların devam ettiği anlaşıldığından; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının" kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ile yine ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı olduğu kişiler ile irtibatı olup olmadığının tespitine yönelik sanığın HTS ve baz kayıtları getirtilerek gerekirse bilirkişi raporu da alınarak, bunların CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunarak savunmaları alındıktan ve bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnâmeye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.