Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1036 E. 2026/4008 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1036
Karar No
2026/4008
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2844 E., 2020/2403 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52, 52/son, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık ...'ın üzerine atılı bulunan bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, doğrudan taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle sanık hakkında daha az ceza tayin edilmiş olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın ölene çarpmamak için direksiyonu sağa kırdığına; ancak frenlerin tutmaması neticesinde kazanın meydana geldiğine, kazanın meydana geldiği andan itibaren ölenin ailesine yardımcı olmaya çalıştığına, ölenin yakınlarının şikâyetlerinden vazgeçtiğine, sanığın pişman olduğuna ve üzüntü duyduğuna, sanık hakkında alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ve vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'ın şehir içi dolmuş aracında şoför olarak çalıştığı, 26.09.2018 tarihinde saat 14.20 civarında şehir içi dolmuş durağında aracının park halinde olduğu, aracına yaklaşık 15-20 metre mesafede bulunan 53... plakalı aracın yolun banket kısmında park halinde bulunduğu, bu aracın arka kısmına sıraya girmek amacıyla aracını hareket ettirdiğinde, aracı hafif sağa manevra ile 53... plakalı araç istikametine normal hızda ilerlemeye başladığı, yaya ...'un ise aynı anda 53... plakalı araç istikametine yaklaşık 15 metre mesafeden yolun banket kısmında yaya olarak ilerlediği, aracın geldiğinden haberdar olmadığı, sanığın ise kullandığı araç ile ilk hareket ettiği hızı koruyarak doğrudan hareketine devam ettiği, ...'un 53... plakalı aracın arka kısmına geldiğinde aracın arka kısmından sol tarafa yönelerek yoluna devam etmek istediği sırada sanığın kullandığı araç ile doğrudan gelerek ...'a arkadan çarptığı, çarpmanın etkisi ile iki araç arasına sıkışan yayanın yere düştüğü ve öldüğü, 53... plakalı aracın çarpmanın etkisi ile ileriye hareket ettiği, sanığın kullandığı aracın ise çarptıktan sonra geriye hareket ettiği şeklinde maddi olayın meydana geldiği, sanık hakkında her ne kadar olası kast ile kasten öldürme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de dosyanın bir bütün halinde değerlendirilmesi sonrasında sanığın eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı kanaatine varılmakla sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/2, 53/6. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği oluşa uygun bilirkişi raporu doğrultusunda kabul edildiğinden İlk Derece Mahkemesince sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiğine ilişkin hüküm sübut açısından yerinde ise de taksirli suçlarda temel ceza 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi doğrultusunda 5237 sayılı TCK'nın 22/4. maddesindeki kusur ve yine 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki kriterlere göre hakkaniyete uygun ve makul bir düzeyde belirlenmesi gerektiği, sanığın asli kusurlu olduğu sabit olup bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki 2-6 yıl aralığında sanığa en üst sınırdan 6 yıl hapis cezası verilmek suretiyle temel cezanın belirlenmesi fahiş bulunmuş, ayrıca sanığın öngörülebilir bir sonucu öngörmesine rağmen sonucun gerçekleştiği, sanığın öngördüğü sonucu önlemeye yönelik gayret sarf etmesine rağmen sonucun gerçekleştiği konusunda yeterli delil bulunmadığı, olayın oluşu ve dosya kapsamına göre sanığın eylemi basit taksir düzeyinde kaldığı ve bilinçli taksir koşulları oluşmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm hukuka aykırı kabul edildiğinden kaldırılmasına, sanığın asli kusurlu olarak taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet vermekten cezalandırılmasına ve koşulları oluştuğundan hapis cezasının paraya çevrilmesine, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığın olay günü idaresindeki minübüs ile durakta park halinde beklemekte iken, hareket sırasının yaklaşması üzerine hareket ederek sağa doğru yöneldiği, minübüs seyir halindeyken yaya ...'a çarpması neticesinde yayanın önde park halinde bulunan minübüs ile sanığın sevk ve idaresindeki minübüs arasında sıkışması sonucu öldüğü, ölene çarpmanın kaçınılmaz olduğunun kabulünün mümkün olmaması karşısında, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, Tebliğname'deki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52/3. maddesine uyulmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin bölümünün hükümden çıkarılarak yerine "Sanığa verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi atfıyla 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1215 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00 TL olarak hesabıyla 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1036, K. 2026/4008, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1036-e-2026-4008-k-421af76de2ec