Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9717 E. 2025/6605 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9717
Karar No
2025/6605
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1043 E, 2019/3654 K SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6. maddeleri gereğince sanığın 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekillerinin ve sanık müdafinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanığın TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; kusura ve bilinçli taksirin oluşmadığına ilişkindir.

Katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanığın kasten öldürmeden sorumlu olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanık ...'ün arkadaşları tanıklar ... ve ... ile birlikte alkol almak için tavernaya gittikleri, tavernada alkol almalarından sonra sabah saat 05:00 sıralarında iki ayrı araç ile tavernadan ayrıldıkları, sanık .............plaka sayılı aracı ile tanıklar ... ve ...'ün bulundukları aracın arkasından yola devam ettiği, olay mahalline geldiğinde aksi ispat edilemeyen savunmasına göre önüne köpek çıkması nedeniyle sola yaptığı manevra sonrasında camiden çıkıp yolun kenarından banket kısmından evine gitmekte olan ...'ya çarpması sonucu yayanın öldüğü olayda; kaza sonrasında durup çevreyi kontrol etmesine rağmen maktul ...'yı fark etmediğinden insana çarptığını düşünmediği savunmasının da aksinin sabit olmadığı, tanıklar ... ve ...'ün beyanlarının bu savunmasını doğruladığı, saat 11:27'de düzenlenen adli rapora göre sanık ...'ün 1.77 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, kaza anında 270 promil alkollü olduğu, mahkeme keşif ve bilirkişi raporunda; Sanık ...'ün doğrultu değiştirme manevralarını hatalı yapma nedeniyle tam kusurlu olduğu, maktul ...'nın ise kusursuz olduğunun bildirildiği olayda; sanığın alkollü araç kullanmak suretiyle bilinçli taksirli olduğu kabul edilerek sanığın taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85/2.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında bilinçli taksir oluşturan yalnızca bir ihlalin (alkollü araç kullanmak) bulunduğu gözetilmeksizin, TCK'nın 22/3. maddesinde cezanın üçte birden yarısına kadar arttırılabileceği amir hükmüne rağmen azami oranda artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunarak İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılması ile yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9717, K. 2025/6605, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9717-e-2025-6605-k-fbcfd3692630