Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9706 E. 2025/6796 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9706
Karar No
2025/6796
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2543 E, 2019/3252 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı yasanın 223/2-c maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanığın TCK'nın 85/1,22/3,62,63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; bilinçli taksir şartlarının oluşmadığına, kusura ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde 52 yaşında olan ...un sanık ...'ın ev sahibi olduğu, ölen ile sanık arasında ikametin bahçesinde kira alacağı nedeniyle yaşanan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın eşi olan tanık ...ile tarafların komsuları olan ...'ın beyanlarına göre olay öncesinde, sanıkla maktul arasında tartışma yaşandığı, söz konusu tartışma sırasında sanığın maktulun kendisine bıçakla saldırması üzerine maktulün eline tekme ile vurduğu ve akabinde bileklerinden tutarak iteklediği, daha sonra...in kamelyada oturduğu sırada kalp krizi geçirerek öldüğü olayda; olay tarihinde 52 yaşında olan ...un sanık ...'ın ev sahibi olduğu, ölen ile sanık arasında ikametin bahçesinde kira alacağı nedeniyle yaşanan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın eşi olan tanık ...ile tarafların komsuları olan ...'ın beyanlarına göre olay öncesinde, sanıkla maktul arasında tartışma yaşandığı, söz konusu tartışma sırasında sanığın maktulun kendisine bıçakla saldırması üzerine maktulün eline tekme ile vurduğu ve akabinde bileklerinden tutarak iteklediği, daha sonra...in kamelyada oturduğu sırada kalp krizi geçirerek öldüğü olayda; Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 23... tarih ve 1607 Karar sayılı kararıyla düzenlenen bilirkişi raporunun içeriğine göre; kişinin otopsisinde dış muayenede sağ kaş üstünde 3x1 cm'lik, sol kaş üstünde 2x1 cm'lik ekimozlu sıyrık, sağ diz alt dışta 1,5x1 cm'lik sıyrık tarif edildiği, kişide tespit edilen travmatik değişimlerin tek başına ölüm meydana getirebilecek nitelikte olmadığı, ölüm anında kontrolsüz bir şekilde düşerek vücudunu sert ve künt bir zemine çarpmasıyla husullerinin mümkün olduğu gibi, sert ve künt bir cismin direkt vücuda havalesi ile de oluşabilecekleri, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamadığı, olayın meydana geliş şekli ve otopsisinde tespit edilen bulgulara göre; kronik kalp damar hastalığı tespit edilen kişide ölümün maruz kaldığı tartışma olayının efor ve stresinin tetiklediği ani kardiak ölüm sonucu meydana gelmiş olduğu, olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu, ancak ceza hukuku açısından illiyet bağı olup olmadığı hususunun adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olacağı" şeklinde mütalaa verildiği,

tanık ...'ın 28/09/2018 tarihli celse deki,maktülün tartışma sırasında yere eğilmiş,nane gibi şeylerle bahçe ile uğraşıyordu,bahçesi ile uğraşmaya devam etti,bütün bu süreç 10 dakika sürdü şeklindeki anlatımı uyarınca tartışma sonrası sanığın bahçesi ile uğraştığı ve sağlıklı olduğu düşünüldüğünde sanığın fiziksel olarak maktüle karşı gerçekleştirdiği eylem ile sanığın ölümü arasında illiyet bağının olmadığı, maktulün ölümünün sanık tarafından öngörülebilir iken öngörülememesi veya ölüm neticesi öngörüldüğü halde neticenin istenmemesi şeklinde bilinçsiz veya bilinçli taksirin varolabilmesi için sanığın,maktulün kalp rahatsızlığı olduğunu bildiğine ve eylemi nedeni ile ölüm neticesi öngörebileceğine dair dosya da her türlü şüpheden uzak,kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gibi toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre,meydana gelen ölüm neticesinde sanığın taksire dayalı kusurunun olmadığı yönünde vicdani kanının oluştuğu gözetildiğinde sanığın olası veya doğrudan kast ile hareket edemeyeceği de sabit olduğundan sanık hakkında atılı suç açısından taksirinin bulunmaması nedeni ile beraat kararı verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, maktulün kalp hastası olması ve ölümünün kalp krizine bağlı olarak geliştiğinin tespiti nedeniyle, maktulün kalp krizi geçirip ölmesi ile sanıkla aralarında olayın hemen öncesinde gerçekleşen tartışmanın illiyet bağının olup olmadığının tespiti yönünde, dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 23... tarih ve 1607 Karar sayılı kararıyla düzenlenen bilirkişi raporu ile ölüm olayını meydana getiren kalp krizi ile meydana gelen tartışmanın tıbbi olarak illiyet bağı bulunduğunun tespitinden sonra, sanığın eyleminin hukuki olarak illiyet bağının kurulması için yeterli olup olmadığının tespiti açısından yapılan yargılama neticesinde, sanığın samimi ikrarı eşi olan tanık ...'in beyanları, aynı şekilde tarafların komsuları olan ...'ın beyanları ile olay öncesinde, sanıkla maktul arasında tartışma yaşandığı, söz konusu tartışma sırasında sanığın maktulun kendisine bıçakla saldırması üzerine maktulün elline tekme ile vurduğu ve akabinde bileklerinden tutarak iteklediği yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın tartışma sırasında maktule yönelik olarak fiziki müdahalede bulunduğu ve maktul ile tartıştığının sabit olduğu, aynı şekilde dosyada mevcut bağımsız tanık beyanları, maktul ve sanık arasında ev sahibi kiracı ilişkisinin bulunması ve aynı bahçe içerisindeki ikametgahlarda oturmaları, tanık beyanlarına göre maktul ve eşi olan katılan ...'ın maktulün mevcut hastalığını çevresindeki herkese söylediği yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın maktulün kalp hastası olduğunu bildiğinin kabul edilmesi gerektiği, sanığın, olay esnasında kalp hastası olduğunu bildiği ve kalp krizi geçirebileceğini öngördüğü maktul ile tartışıp, maktule sanık beyanıyla anlaşılacağı üzere, el bilek kısmına tekme ile vurmak, maktulün elinden tutup iteklemek şeklinde, fiziki müdahalede bulunarak maktulün kalp krizini tetikleyecek şekilde efor sarf edip, strese girmesine neden olarak, buna bağlı geçirdiği kalp krizi sonucunda ölümüne neden olması eylemini, bilinçli taksirle işediği sabit olduğundan, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE ve KARAR Dosya içeriğine ve oluşa göre Bölge adliye mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla,Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Aksaray 1.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9706, K. 2025/6796, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9706-e-2025-6796-k-53a26bc3cf8c