Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8923 E. 2025/6635 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8923
Karar No
2025/6635
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2591 E., 2019/3257 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-3, 52/2-4. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; deliller değerlendirilmeden varsayım üzerine karar verildiğine, olay günü ölen ile görüştüğü kesin dahi olmayan.............'in beyanlarını dikkate alarak evrensel hukuk ilkelerine aykırı davranıldığına, ölen ile aynı bölümde ve konumda çalışan tanık ...'ün işverenlerin çatıya çıkmaları yönünde bir talimatı olmadığını beyan ettiğine, ölenin hiçbir talimat olmaksızın çatıya çıktığına, bu nedenle asli ve tam kusurlu hareket ettiğine, sanıklara yüklenebilecek herhangi bir kusur olmadığına, ayrıca sanık ...'ın şirkette herhangi bir sorumluluğu ve yetkisi olmadığına, şirketin yetkili ve sorumlu müdürünün sanık ... olduğuna, ...'nın sadece şirketin ortağı olduğuna, bu nedenle herhangi bir denetim ve gözetim sorumluluğu olmadığına, ancak eksik inceleme yapılarak sanık ... hakkında da mahkumiyet kararı verildiğine, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay tarihinde sanıklar ... ve ...'nın .................. Sokak No : ............. Konya adresinde bulunan dökümhaneyi birlikte işlettikleri, bu iş yerinde işçi olarak çalışan ...'ın olay tarihinde iş yerine ait deponun çatısına bilinmeyen bir nedenle çıktığı, çatı malzemesinin kırılması neticesinde buradan beton zemine düştüğü ve yaralandığı, tedavi amacıyla kaldırıldığı hastanede öldüğü, kaza nedeniyle alınan 02/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde sanıklar ... ve ...'nın cezai yönden kusurlarının olmadığı, ölen ...'ın kendisine herhangi bir görev verilmediği, çatıda herhangi bir iş olmadığı halde muhtemelen kuş merakından iş yeri yetkililerinden onay almadan, bilgi vermeden çatıya çıkması ve kırılgan çatı kaplamasına basarak çatı kaplamasının kırılması ve düşmesine sebep olduğundan asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, sanıkların savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmediği, katılan ...'ın sanıklardan şikayetçi olduğu, alınan kusur raporunda sanıkların kazanın meydana gelmesinde cezai yönden kusurlarının olmadığı anlaşılmakla sanıkların üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan yargılamanın neticesinde; Sanıkların suç tarihi itibariyle ..................Makine ve İnşaat Sanayi Limited Şirketinin sahibi ve ortak olarak işlettikleri, ölen ...'in ise sanıklara ait işyerinde işçi olarak çalıştığı, sanıklara ait işyerinin deposunun çatı kısmında yağmur yağması nedeniyle akıntı olması sebebiyle sanıkların talimatı ile çatıya çıkan ölen ...'ın çatıdan düşerek yaralanması sonucu öldüğü, dosya içerisinde kayıtlı bulunan bilirkişi raporlarının bir kısmında sanıkların asli kusurlu olduğu, 02/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda ise sanıkların kusursuz olduğu yönünde üçlü bilirkişi heyetinden rapor alındığı, ancak olayın oluş şekli göz önüne alındığında ölenin sanıklara ait işyerinin çatısına sanıkların talimatı olmadan kendiliğinden çıkmasını gerektirecek herhangi bir sebebin bulunmadığı, tanık ................in beyanı ve diğer dosyadaki bilgi ve belgeler göz önüne alındığında ölen ...'ın sanıkların talimatı ile çatıdaki yağmurdan kaynaklanan akıntıyı kesmek ve tamir için gerekli güvenlik tedbirleri alınmadan kafasından baret olmadan, askı ipi düşmesini engelleyecek diğer gerekli teçhizat ve aletler olmadan çıkmasına izin verdikleri ve böylelikle asli kusurlu olarak ölenin çatıdan düşüp yaralanarak ölmesine sebep oldukları anlaşıldığından sanıkların ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesince, olay tarihinde sanıkların birlikte işlettikleri dökümhanede işçi olarak çalışan ...'ın olay tarihinde iş yerine ait deponun çatısına bilinmeyen bir nedenle çıktığı, çatı malzemesinin kırılması neticesinde beton zemine düşerek öldüğü, ölenin kendisine herhangi bir görev verilmediği, çatıda herhangi bir iş olmadığı halde muhtemelen kuş merakından iş yeri yetkililerinden onay almadan, bilgi vermeden çatıya çıkarak ölümüne asli kusurlu olarak neden olduğu, sanıkların kazanın meydana gelmesinde cezai yönden kusurlarının olmadığı kabul edilerek beraatlerine karar verildiği, katılan vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ölenin sanıklara ait işyerinin çatısına sanıkların talimatı olmadan kendiliğinden çıkmasını gerektirecek herhangi bir sebebin bulunmadığı, tanık ...'in beyanı ve diğer dosyadaki bilgi ve belgeler göz önüne alındığında ölenin, sanıkların talimatı ile çatıdaki yağmurdan kaynaklanan akıntıyı kesmek ve tamir için gerekli güvenlik tedbirleri alınmadan çıkmasına izin verdikleri ve böylelikle asli kusurlu olarak ölenin çatıdan düşüp ölmesine sebep oldukları kabul edilerek sanıkların ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de,

5271 sayılı CMK'nın 210/1 maddesi gereğince, olayın delilinin bir tanığın açıklamalarından ibaret olması durumunda bu tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesi gerektiğinin ve daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunmasının dinleme yerine geçmeyeceğinin öngörülmesi, aynı Kanun'un 217/1 maddesi gereğince hâkimin kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabileceğinin belirtilmesi dikkate alınarak; katılan vekilinin dilekçesine ek olarak sunduğu iş mahkemesine sunulmak üzere hazırlanmış bilirkişi raporu içeriğinde SGK müfettişine verdiği ifade özeti yer alan ve buradaki beyanları delil olarak hükme esas alınan ...'in yargılama aşamasında dinlenmesi ve delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek hangi anlatıma ve delile ne sebeple üstünlük tanındığının karar yerinde tartışılıp gerekçelerinin açıklanması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre ise; 1-Sanıklar hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin "50/4" maddesi yerine "50/1-3" şeklinde gösterilmesi,

2-Taksirli suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı hususu dikkate alınarak, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanıklar müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8923, K. 2025/6635, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-8923-e-2025-6635-k-b6f53f26311c