Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6773 E. 2025/6795 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6773
- Karar No
- 2025/6795
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3565 E, 2018/2603 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; bölge adliye Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62.maddeleri gereğince sanığın 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararı kaldırılarak sanık hakkında açılan dava reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bölge adliye Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan kesinleşmiş “ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar”dan sonra mahkemece alınan bilirkişi raporuna istinaden suç duyurusu üzerine sulh ceza hakimliğinden karar alınmadan aynı fiilden dolayı kamu davası açıldığından (CMK.md.172/2), soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere CMK’nın 223/8.maddesi gereğince durma kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölen ...’ın ............... şantiyesi inşaat alanında işçi olarak çalıştığı, olay tarihinde inşaat alanında bulunan kule vinçin kolunun üzerinde hareket eden şaryonun hareketini sağlayan halatın kopması sonucu şaryoya bağlı metal kancanın o sırada inşaatın 11. katında çalışan ...’ın kafasına düşerek hayatını kaybettiği somut olayda; taşeron firma yetkilisi temyiz dışı sanık ... ile vinç operatörü temyiz dışı sanık ...'ın hakkında taksirle öldürme suçundan dava açıldığı, ana firma şantiye şefi hakkında sanık ... ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, kovuşturma sırasında alınan bilirkişi raporu ile sanık şantiye şefi ...'a şantiye sahasında vincin çalışmasında gerekli denetim ve özeni göstermemesi nedeniyle asli kusur atfedilmesi nedeniyle suç durusunda bulunularak sanık ... hakkında açılan davanın önceki dava ile birleştirildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyet raporları,taraf ve tanık beyanlarına göre; kazanın meydana geldiği inşaatın asıl işvereni ... grup, kaba inşaatın yapımı için çalışan ise ...inşaat olup Olay günü inşaat alanında bulunan kule vinç kolunun üzerinde hareket eden ve şaryonun hareketini sağlayan çelik halatın kopması sonucu metal kancanın bağlı bulunduğu yerden koparak aynı inşaatın 11. katında çalışan işçi ...'ın kafasına düşerek yaralanmasına ve hayatını kaybetmesi şeklinde olay cereyan etmiştir. Vincin olması gerekenin daha kısa bir yüksekliğe kurulması ve gereğinden fazla süratli bir şekilde kullanılması, gereğinden fazla uzunlukta halatın kullanılması, halatın salındığı tambur mekanizmanın kabloyu dışarı atması hususları gözetildiğinde kusurun varlığı ortaya çıkmıştır. Yine otomatik durdurucu ayarlarının olmadığı, emniyet mandallarının da bantlı olduğu tespit edilmiştir. Tüm bu nedenlerle sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'in asli kusurlu, temyiz dışı sanık ...'nın tali kusurlu olduğu kabul edilerek sanıkların taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85/1.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada; Sanık ... hakkında her ne kadar taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de; sanık hakkında daha önce atılı suçtan dolayı taksiri olmadığından dolayı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, CMK'nın 172/2. maddesi uyarınca Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacağından, İlk derece mahkemesince hükme esas alınan ve daha önce alınan bilirkişi raporlarından farklı olarak sanık ...'un da olayda kusurlu olduğuna ilişkin görüş bildiren bilirkişi heyet raporu yeni bir delil niteliğinde kabul edilmediğinden sanık ...'un mahkumiyetine ilişkin verilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ve sanık ... hakkında CMK'nın 172/2. maddesi hükmüne aykırı şekilde açılmış olan kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, bölge adliye Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunduğu şekliyle, 5271 sayılı CMK'nın 172/2. maddesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz hükmünü taşıdığı, bu kapsamda; şüpheli ...'un olayda kusuru olmadığı gerekçesi ile hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Savcılığınca 22/12/2015 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın müşteki ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, ilk derece Mahkemesince temyiz dışı diğer sanıklar ... ve ... hakkındaki yargılama devam ederken alınan bilirkişi raporunda sanık ...'ye asli kusur atfedilmesi nedeniyle suç duyurusu üzerine sulh ceza hakimliğinden karar alınmadan açılan dava, önceki dava ile birleştirilerek sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan kesinleşmiş "ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar" dan sonra mahkemece alınan bilirkişi raporuna istinaden suç duyurusu üzerine, sanık ... hakkında iddianamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan yasa maddesinde (CMK.md.172/2) belirtilen sulh ceza hakimliğinden karar alınmayarak aynı fiilden dolayı kamu davası açıldığından, CMK'nın 223/8. maddesi gereğince soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da, şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; öncelikle şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilmesi gerekmekte olup; sulh ceza mahkimliğinin yeniden kamu davası açılabilmesi konusundaki kararının beklenilerek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden açılan dava üzerine yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, bölge adliye Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen 26.12.2018 tarihli, 2017/3565 E, 2018/2603 K sayılı kararının açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2.maddesi uyarınca yeniden incelenmesi ve hüküm kurulması amacıyla Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesine GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.