Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5581 E. 2025/2348 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5581
- Karar No
- 2025/2348
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/114 E. 2018/2728 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6 maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığa verilen cezanın eksik olduğuna ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hukuka aykırı olarak cezalandırma yoluna gidildiğine, sanığın kusuru olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08/07/2017 günü gece saat 02:58 sıralarında meskun mahal dışında aydınlatmasız bölünmüş il yolunda sanığın sevk ve idaresindeki araçla Denizli istikametinden Pamukkale İstikametine seyir halindeyken sağ şeritte önünde seyreden mağdurun idaresindeki motosiklete aracının ön kısmı ile arkadan çarptığı, mağdurun kaldırıldığı hastanede öldüğü, sanığın meydana gelen kazada araç takip mesafesi ve hız kuralllarına uymadığından asli kusurlu olduğu, sanığın alkollü olduğunun bilimsel olarak tespit edilemediği ayrıca sanığın güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair dışa yansıyan davranışları ile ilgili bir tespitin bulunmaması karşısında sanığın olay günü alkollü olarak araç kullandığının delillerle tespit edilemediğinden bu durum sanık lehine değerlendirilerek TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince; olay günü gece saat 02:20 sıralarında sanığın işlettiği markete arkadaşları ... ile ... geldikleri, tanık ... alkollü olduğu, tanık ...'nın sanık ...'a viski ısmarladığı ve birlikte viski içtikleri, akabinde sanığa ait araca bindikleri, sanık ...'ın alkollü bir halde sevk ve idaresindeki ... marka araç ile Dokuzkavaklar mevkiinden Pamukkale istikametine doğru yola çıktıkları, olay mahalline geldiklerinde sağ şeritte önünde seyreden mağdur ...'ın kullandığı motosikletin arka kısımlarına aracın ön kısmı ile çarpması sonucu mağdurun ölümüne neden olduğu, sanığın araç takip mesafesine uymamak ve arkadan çarpmak kurallarını ihlal etmesi nedeni ile asli kusurlu olduğu, sanığın kaza sonrası olay yerinden ayrıldığı, ağabeyi ...'yı olaydan haberdar ettiği, olayı ...'nın üstlendiği, sanık ...'ın olay 08/07/2017 tarihinde olmasına karşılık 10/07/2017 tarihinde kolluğa teslim olduğu, sanığın olay yerinden ayrılması ve kolluğa geç teslim olması nedeni ile alkol miktarının belirlenemediği, sanığın olay tarihinde alkollü bir şekilde araç kullanarak mağdur ...'in kullandığı motosiklete arkadan çarpmak sureti ile bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçunu işlediği kanaatine varılmış,
İlk Derece Mahkemesince adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan, olayda sanığın alkol alması ve hızlı araç kullanma nedeni ile bilinçli taksir halinin bulunup bulunmadığının ve takdiri indirim nedeninin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmasına karar verilmiş,
Sanığın asli kusurlu olarak idaresindeki araçla aynı yönde hareket halinde olan motorsiklete arkadan çarpması sonucu motosiklet sürücüsünün ölümüne sebebiyet verdiği, sanığın olaydan önce tanık ...'nın soruşturma evresinde 08/07/2017 tarihli kolluktaki beyanında, kendisinin alkol aldığını, sanığın birlikte oturalım demesi üzerine ...'a viski ısmarladığını, viskiyi içtikten sonra ...'ın mekanı kapattığını, ...'ın kullandığı ... araça bindiğini, ...'ın alkollü olduğunu, kazaya karıştığını beyan ettiği, sanığın olaydan sonra olay yerinden ayrıldığı, ağabeyi ...'yı aradığı ve olay yerine gönderdiği ve onun da kazayı yaptığını belirtiği, sanığın olay tarihi 08/07/2017 olmasına karşılık 10/07/2017 tarihinde kolluğa teslim olduğu, bu arada alkolün vücuttan atılması nedeni ile sanık ...'da alkolün belirlenmediği, ancak tanık ... ...'in beyanları ve sanığın olay yerinde ayrılması birlikte değerlendirildiğinde sanığın olay öncesinde araç kullanamayacak şekilde alkollü olduğu yönünde Bölge Adliye Mahkemesince vicdani kanaat oluştuğu, yine sanığın kullandığı araç ile kaza yerine geldiğinde buradaki hız limitinin 90 km/saat olduğu, sanığın kullandığı aracın ne kadar hızlı olduğunun tam olarak belirlenemediği anlaşılmakla bu durumun da sanığın lehine değerlendirilmesinin gerektiği, sanığın sabıkalı geçmişi, olay yerinden kaçıp kardeşinden suçu üstlenmesini istemesi, alkol tespitini yaptırmamak sureti ile delilleri karatması, katılanların zararlarını karşılamamış olması nazara alınarak hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmayacağı ve asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken hakkaniyet kurallarına bağlı kalınarak alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği kanaatine varıldığı belirtilmiş olup sanığın TCK'nın 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarının güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağı ve bilinçli taksiri oluşturduğu kabul edilmekte olup; olay yerini terk etmesi sebebiyle olaydan sonra alkol ölçümü yapılamayan sanık hakkında dosya kapsamında alkol miktarına veya sanığın dış görünüş itibariyle emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyeceğine ilişkin bir tespitin bulunmadığı anlaşılmakla, bilinçli taksir hükümlerinin uygulama koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2025 tarihinde karar verildi.