Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5662 E. 2025/2712 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5662
Karar No
2025/2712
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/741 Esas., 2018/2941 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, sanık müdafi ve katılanlar vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur raporuna itiraz edildiğine, sanığın ki katı hızda gitmediğine ve buna ilişkin tespitin yapılmadığından bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tali kusurlu sanık hakkında fazla ceza verildiğine, seçenek yaptırımlarının uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık lehine hükümlerin uygulanmasının hatalı olduğuna, olay yerini terk ederek tam kusuruyla kazaya sebebiyet veren sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;13.08.2017 günü saat 06:10 sıralarında gündüz vakti, refüjle bölünmüş, tek yönlü, kuru asfalt kaplama yolda, sürücü ...'ün yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile Evliya Çelebi Caddesi üzerinde Opera Kavşağı istikametinden seyrederek olay yeri Mevlana Alt Geçidi girişine geldiğinde, solundaki orta refüjden kaplamaya girerek yolun karşısına geçmek isteyen yayalar ... ve ...'ya çarpması sonucu iki kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, olay yeri terk sebebiyle kaza tespit tutanağının düzenlenemediği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile uyumlu Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 15/11/2017 tarihli raporunda: sürücü ...'ün, olay anını gösteren video görüntülerinden de anlaşılacağı üzere yönetimindeki otomobil ile yerleşim yeri içerisinde, mahal şartlarının çok üzerindeki hızla seyrederek olay yerine gelmiş, ön ilerisinde kaplama içerisinde gördüğü yayalara karşı hızını da göz önünde bulundurarak zamanında etkin fren tedbirine başvurarak müteyakkız yaklaşması gerekirken bu hususa özen göstermemiş, bu haliyle söz konusu yayalara tedbirde gecikerek çarpması sonucu meydana gelen olayda, eşdeğer kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, İTÜ Trafik Kürsüsüne mensup üç kişilik bilirkişi heyetince düzenlenen 12/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda: kazanın meydana geldiği yaya geçidi bulunmayan yerden yolun karşı tarafına geçerlerken dikkatsiz ve tedbirsiz davranıp Trafik Kanununun 68.b.3 maddesini ihlal eden ölen yayalar ... ile ...'nın asli kusurlu, kaza yerindeki hız sınırlamasının üzerinde bir hızla seyredip, kazayı önlemeye maruf tedbirleri zamanında ve gereken şekilde almayan ... plakalı otomobilin sürücüsü sanık ...'ün üst düzeyde olmak üzere tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Yerel Mahkemece, geçiş hakkının araçlara ait olduğu yola önlemsizce girmiş bulunan ve mahkememizce itibar edilen 12/01/2018 tarihli bilirkişi heyet raporu ile olayın meydana gelmesinde asli kusurlu oldukları belirlenen yayalara sanığın mahal şartlarına göre hızlı olarak kullandığı aracıyla çarpmak suretiyle ölümleriyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde üst düzeyde tali kusurlu kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, oluşa uygun düşen Adli Tıp Kurumu raporuna üstünlük tanınarak kazada sanık sürücünün yayalar ile eşit kusurlu olduğu kabul edilerek, olayın meydana geliş biçimi, kaza neticesinde bir kişinin ölmüş olması nedeniyle suçun işleniş şekli, kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları da gözetilmek sureti ile temel cezanın olaya uygun düştüğünün kabul edildiği, sanığın sevk ve yönetimindeki aracın kaza anındaki hızının tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporunda dosya kapsamındaki kamera görüntüleri ile olay mahallinde yapılan ölçümler sonucu yapılan hesaplamada aracın hızının 137,88km/saat olduğunun tespiti ile, olay mahalli azami hız sınırının 50km/saat olduğu gözetildiğinde, sanığın aracı ile mahal hız sınırlarının iki katından fazla üzerine çıkarak kaza yapması nedeni ile bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/5662, K. 2025/2712, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-5662-e-2025-2712-k-80071896c0ad