Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6259 E. 2025/3089 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6259
Karar No
2025/3089
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3843 E, 2019/364 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2,22/3,62,53/6,63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; bilinçli taksir şartlarının oluşmadığına,eksik incelemeye,fazla ceza verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'in suç tarihinde kullandığı araçla Menderes-Seferihisar istikametinde seyir halinde iken 190 promil alkollü olarak ve aşırı hızla araç kullanması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun sol tarafında bulunan köprü korkuluklarına çarptığı, araçta yolcu olarak araçta bulunanlardan ... ile ...'in öldükleri, yine araçta bulunanlardan ...'ın hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığı oluşturacak şekilde, ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandıkları, kaza sonrasında sanığın olay yerini terk ettiği, sanığın daha sonra 07:12 de olay yerine döndüğünde yapılan alkol kontrolünde 1,56 promil alkollü olup olay anı itibariyle 190 promile tekabül ettiği olayda; olay yerinde yolun bir gidiş bir geliş şeklinde iki şerit halinde olduğu, olay sonrası aracın kilometre ölçüm kadranının 120 kilometrede takılı kaldığı, kaza yerinde 15 metre fren izi bulunduğu, aracın bariyerlere çarpması sonucunda bariyerlerin 9 metre uzunluğunda bölümünün hasar gördüğü olay yeri tutanakları ile sabittir. Sanığın arkadaşı olan ve olayda nitelikli yaralandığı halde sanıktan şikayetçi olmayan mağdur ...' ın sanığın en az 150 km hızla gittiği yönündeki beyanı, sanığın kaza öncesi fren yapmış olması, aracın bariyerlere çarpması nedeniyle bariyerlerde ve araçta ağır hasar oluşması ve kaza sonrası aracın kilometresinin 120 kilometrede sabitlenmiş olması hususları dikkate alındığında bir gidiş bir geliş şeklinde olan ve 90 km hız sınırı limiti bulunan yolda sanığın hızlı şekilde araç kullandığı da açık olup kaza tespit tutanağı ve trafik bilirkişi raporuna göre; "aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" kuralını ihlal eden sanığın olayda asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemişse de, temel cezanın tayini sırasında fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuş, duruşma açılarak yeniden hüküm kurulma yoluna gidilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 10.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6259, K. 2025/3089, T. 20.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-6259-e-2025-3089-k-c50ae85cbf47