Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/178 E. 2026/4447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/178
- Karar No
- 2026/4447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/293 Esas, 2025/1988 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/428 E., 2024/1442 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı banka tarafından müvekkili ve dava dışı ... Pazarlama A.Ş. aleyhine 09.08.2019 tarihinde Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/77927 E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacının icra takibine dayanak ... numaralı krediyi ödemeye devam ettiğini, davalı bankanın Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/624 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını ve davanın 23.02.2022 tarihinde karara bağlandığını, bilirkişi raporunda ve kararda müvekkilin borçlu olduğu söylenen ve takip yapılan kredilerle ilgili olarak kat tarihinden sonra ödemeler yapıldığı şeklinde tespitlere yer verildiğini, takibe konu ... no.lu krediye dayanarak açılan ve devam ettirilen borç için davalı bankaya icra takip tarihinden sonra toplam 186.140,34 TL ödeme yapıldığını ancak alacaklı bankanın bu ödemelerin hiçbirini icra dosyasına bildirmediğini ileri sürerek ... İcra Müdürlüğünün 2019/77927 E. sayılı dosyasında müvekkilinin davalıya yapılan 186.140,34 TL kadar ödeme tarihinde borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde; davalı banka tarafından müvekkili ve dava dışı ... Pazarlama A.Ş. aleyhine 09.08.2019 tarihinde Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/77927 E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıya daha önceden yapılan ödemelerin icra dosyasına bildirilmediğini ileri sürerek Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/77927 E. sayılı dosyasında müvekkilince davalıya yapılan 36.615,83 TL kadar ödeme tarihinde borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile kredi borçlusu dava dışı ... Pazarlama A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini, davalı borçlu ...'ın bildirilen genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla ve asıl borçlunun müvekkil bankaya olan doğmuş ve doğacak her türlü borcunu temin etmek üzere imzaladığından borcun ödenmesinden sorumlu bulunduğunu, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/624 E. sayılı dosyasında görülmüş bulunan itirazın iptali davasının henüz istinaf incelemesinin devam ettiğini haliyle borca ve yapılan ödemelere ilişkin kesinleşmiş bir hüküm olmadığını, itirazın iptali davasında davacı borçlunun borçlu olduğu miktarın tespit edildiğini, ikame edilen işbu davada ise davacının ne kadar borçlu olmadığının tespit edilmeye çalışıldığını, derdest durumda bulunan itirazın iptali davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, ilgili dosyada bilirkişi raporu alınarak ödemelerin kalem kalem belirtildiğini, davacı tarafın menfi tespit davası açmasının haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/624 E. sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davasında davacının bankaya olan borcunun tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka ile dava dışı ... Pazarlama A.Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde davacının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığı, borcun zamanında ödenmemesi üzerine 12.07.2019 tarihli ihtarname ile hesabın kat edilerek asıl borçlu ve davacı aleyhine Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/77927 E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/624 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığı, dosyanın incelenmesinde; davacının kefaletinin uygun ve geçerli olduğu, ... no.lu taksitli kredinin 05.05.2017 tarihinde 250.000,00 TL tutarlı ve 10 taksitli olarak dava dışı asıl borçluya tahsis edildiği, borçlu ...'ın işbu kredi sebebi ile borçlu olduğu, 11.07.2019 kat tarihi itibariyle en son 05.11.2018 tarihli 3. taksitin ödendiği, 03.05.2019 vadeli 4. taksitin 30.09.2019 tarihinde ödendiği, 5, 6, 7, 8 ve 9. taksitlerin ise 09.08.2019 takip tarihinden sonra ödendiğinin tespit edildiği, bu nedenle dava tarihi itibariyle değil davanın niteliği de nazara alınarak takip tarihi itibariyle asıl borç ve ferilerinin tespiti gerektiği, 1015 sayılı kredi yönünden dava tarihinden sonra ödemelere devam edildiğinden bu ödemelerin itirazın iptali dosyasında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, infaz aşamasında nazara alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... no.lu kredi yönünden 171.480,59 TL asıl alacak, 2.506,56 TL işlemiş faiz, 125,33 TL BSMV olmak üzere toplam 174.112,48 TL alacak hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, işbu davaya konu ... numaralı kredi sebebi ile yapılan ödemelerin tespiti amacıyla bankacı bilirkişiden rapor alındığı, dava dışı asıl borçlunun ... numaralı kredi yönünden borçlu olduğu, davalı bankanın ... numaralı kredi için icra takip tarihinden sonra eldeki dava tarihine kadar 03.02.2020 tarihinde 36.350,00 TL, 30.10.2020 tarihinde 38.300,00 TL, 28.04.2021 tarihinde 38.485,00 TL, 25.10.2021 tarihinde 37.500,00 TL, 03.01.2022 tarihinde 22.000,00 TL, 19.01.2022 tarihinde 13.510,00 TL, 28.07.2022 tarihinde 36.845,00 TL olmak üzere toplam 222.990,00 TL tahsilat yaptığı, asıl dava tarihi itibariyle davalı bankanın 80.920,49 TL alacaklı göründüğü, birleşen 2022/926 E. sayılı dava tarihi itibariyle davalı bankanın 47.318,41 TL alacaklı göründüğü, davaya konu kredinin ... no.lu kredi olduğu, davacının icra takip sebebi olan toplam borcunun tespitinin dosya konusunu oluşturmadığı, nitekim buna ilişkin yargılamanın 2019/624 E. sayılı dosyasında yapıldığı, davalı vekilince davacının dava tarihi itibariyle davalı bankaya daha fazla alacağı bulunduğu yönünden itiraz edildiği, davacının dava tarihi itibariyle borç bakiyesinin devam ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, ancak ... no.lu kredi sebebi ile davalı bankaya haricen ödeme yapıldığı gerek bilirkişi raporu gerekse kesinleşen 2019/624 E. sayılı itirazın iptali dosyası ile tespit edildiği, davaya konu Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/77927 E. sayılı dosyasında dava dilekçesinde bahsedilen haricen ödemelerin banka tarafından icra dosyasına bildirilmediği, davacının yaptığı ödemelerin icra takibine bildirilmemesi nedeni ile eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı bankanın yaptığı haricen ödemeleri karar tarihine kadar icra dosyasına bildirmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ödemeye dayalı iddialarının icra dosyasına yapılan ödemeler değil, doğrudan davalı bankaya yapılan ödemeler olduğu, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/624 E.,-2022/205 K. sayılı kararında " ... nolu kredi yönünden dava tarihinden sonra ödemelere devam edildiği, söz konusu ödemelerin infaz aşamasında nazara alınması gerektiği'" yönünde değerlendirme yapıldığı, hükme esas alınan 07.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafından yapılan ödemelerin ayrı ayrı belirlendiği, Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/77927 E. sayılı dosyasına ait kapak hesabına göre davacı tarafından yapılan ödemelerin icra dosyasına bildirilmediğinin tespit edildiği, bu hali ile davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, bilirkişi raporu uyarınca verilen kararın usul ve yasaya uygun görüldüğü gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava menfi tespit talebi olup, uyuşmazlık davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
04.06.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle HMK'nın ek 1. maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek HMK'nın 362. maddesindeki parasal sınırın uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı düzenleme altına alınmıştır.
Dosya içeriğine göre, davacının birleşen davada talebi 36.615,83 TL olup İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, davalı yanca temyiz edilen meblağ HMK'nın 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik ek 1. maddesinin ikinci fıkrası gereği davanın açıldığı 29.08.2022 tarihindeki temyiz kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından, davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddi gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı vekili, davalı bankadan kullanılan kredinin ödenmemesi üzerine müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz üzerine bankaca itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davası açıldıktan müvekkilince bankaya kredi taksitlerinin ödemesinin yapılmaya devam edildiğini, ancak bankanın bu ödemeleri icra dosyasına bildirmediğini ileri sürerek davalıya yapılan ödeme miktarınca müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince davacının hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı bankanın istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek karar verilmişse de; davacının dava konusu yaptığı 03.02.2020 tarihli 36.350,00 TL, 30.10.2020 tarihli 38.300,00 TL, 28.04.2021 tarihli 38.485,00 TL, 25.10.2021 tarihli 37.500,00 TL, 03.01.2022 tarihli 22.000,00 TL, 19.01.2022 tarihli 13.505,34 TL olmak üzere toplam 186.140,34 TL ödemenin daha önce aynı kredi borcuna ( ... numaralı kredi) ilişkin olarak başlatılan icra takibine itiraz üzerine 27.09.2019 tarihinde Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/624 E.,-2022/205 K. sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında değerlendirildiği, bankaya yapılan ödemelere ilişkin makbuzların işbu davanın davacısı tarafından anılan dosyaya delil olarak sunulduğu, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, hükümde anılan ödemelerin itirazın iptali davasından sonra yapılması nedeniyle infaz aşamasında nazara alınmasının gerektiğinin belirtildiği ve kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmüştür.
Bu durumda itirazın iptali davasından sonra eldeki davanın davacısı tarafından bankaya yapılan ödemelerin icra müdürlüğünde nazara alınacak olduğu dikkate alındığında; davacı tarafından ödeme makbuzlarının mahkeme kararıyla birlikte öncelikle icra müdürlüğüne başvuruda bulunularak sonuca gidilmesi gerekirken, davacının itirazın iptali davasında savunma olarak ileri sürdüğü hususlar hakkında menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.