Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1421 E. 2026/5783 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1421
- Karar No
- 2026/5783
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/581 E., 2024/550 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,
Temyize konu İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 9.594,00 TL maddi, 22.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.06.2024 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 70.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminatın fazla olduğuna, reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/24 Esas – 2018/58 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.05.2017 - 15.12.2017 tarihleri arasında 207 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verilmesi üzerine yapılan istinaf incelemesi ile beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.06.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizin 24.06.2024 tarihli ve 2021/9039 Esas, 2024/3294 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 03.10.2019 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de, bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekili ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2026 tarihinde karar verildi.