Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/154 E. 2026/4609 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/154
Karar No
2026/4609
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1682 Esas, 2025/1879 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/282 E., 2025/398 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Temyize konu karar 23.10.2025 tarihli olup, HMK'nın Ek madde 1/(2) hükmüne göre dava tarihindeki temyiz sınırı dikkate alınacaktır. Davacı tarafından temyize konu edilen 195.000,00 TL'nin 02.04.2024 dava tarihindeki kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.

Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının %80 pay sahibi olduğu dava dışı şirketin hisselerinin 3.120.000,00 TL karşılığı müvekkiline devri konusunda taraflar arasında 24.08.2022 tarihinde protokol imzalandığını, 12.09.20 22... .09.2022 tarihlerinde müvekkili adına ... tarafından toplamı 1.000.000,00 TL'nin davalı hesabına gönderildiğini, kalan miktarın nakit, şirket borçları ödenmek ve sair ödemeler yapılmak suretiyle ödendiğini, davalının hisse devrini yapmaması üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki protokole göre 15.09.2022 tarihine kadar 1.250.000,00 TL ödenmesi gerektiğini, bunun 1.000.000,00 TL'lik kısmının davacı adına dava dışı ... tarafından ödendiğini, kalanının ödenmediğini, ancak güvene dayalı olarak yine de %5 hissenin davacıya %5 hissenin de davacının şirketine devredildiğini, davacının hukuka aykırı bir kısım işlemlerinden sonra süreçte ... ile bir araya gelindiğini, adıgeçen tarafından ödenen 1.000.000,00 TL'nin kendisine iade edildiğini, taraflar arasındaki ilk protokoldeki edimler davacı tarafından yerine getirilmediğinden ikinci protokol ile hisse devrinin gerçekleştiğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı edimlerini yerine getirmediğinden hisse devrini talep edemeyeceğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına dava dışı ... tarafından davalı hesabına ".... hisse bedeli senet ödemesi" adı altında 12.09.20 22... .09.2022 tarihlerinde ayrı ayrı 500.000,00'er TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL para gönderildiği, taraflar arasında imzalanan ve inkar edilmeyen 24.08.2022 tarihli protokolde hisse devrine ilişkin taraflar arasında anlaşma olduğu, davacı adına yapılan bu ödemeler karşılığı olması gereken hisse devrinin davacıya yapılmadığının, sadece %5 hissenin devredildiğinin dava dışı ... Danışmanlık Şirketi'nin (eski unvan ...) sicil dosyasındaki pay oranlarından anlaşıldığı, %5'e karşılık gelen tutarın 195.000,00 TL olduğu, davalı ...’in ödemiş olduğu bedelin kendisine iade edildiğini belirtmekte ise de, dava tarihinden sonra 30.12.2024 tarihli düzenlemiş ibranamenin davacının alacağını etkilemediği, ibraya davacının rızasının bulunmadığı, bu hali ile ibranın davacının davalıdan olan alacağını sona erdirmeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı lehine icra inkar tazminatına, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen protokol hükümlerine göre davacının talebine konu hisse bedeli ödenmesine rağmen davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle talep edilebilecek alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kararda usule, yasaya ve dosya kapsamına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Hukuki Nitelendirme ve Uyuşmazlık Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca edimlerin yerine getirilip getirilmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedilmiştir.

2.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacının temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,14.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/154, K. 2026/4609, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-154-e-2026-4609-k-e07089edeb7c