Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6059 E. 2026/4132 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6059
Karar No
2026/4132
Karar Tarihi

demirMAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2149 Esas, 2025/1022 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/596 ...., 2022/348 K. BİRLEŞEN DOSYA : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/205 ....

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı/karşı davacı -birleşen davada davacılar ... ve ... vekilleri ile asıl davada davacı- karşı davalı- birleşen davada davalı Banka vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili banka .... şubesi ve davalı şirket arasında bağıtlanan genel kredi sözleşmeleri uyarınca adı geçen şirkete kredi açıldığını ve kullandırıldığını, diğer davalıların bu sözleşmelerde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk üstlendiklerini, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığından davalı borçlular hakkında yasal takibe geçildiğini, davalıların haksız ve dayanakszı itirazları ile takibi durdurduklarını ileri sürerek itirazlarının iptali ile takibin devamını ve %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarını talep etmiştir.

2.Karşı davacılar ...vekili karşı dava dilekçesinde; müvekkillerinin borçlu ... ... Matbacılık .... ve .... ....'ye davacı banka tarafından 28.12.2011 tarihli genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırdığı krediye kefil olduklarını, kefalet miktarı ve limit belirtilmediğinden kefaletin geçersiz olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) 583. maddesi hükmüne göre; kefil olunan tutarlar el yazısı ile yazılmadığından geçersiz kefalete dayalı olarak takip yapılamayacağını, davacının hiçbir hakkı olmadığı halde müvekkilleri hakkında ihtiyati haciz kararı aldığını ve İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2014/26569 sayılı dosyasından infaz edildiğini, haksız ihtiyati hacizden dolayı müvekkillerinin ticari itibarının zedelendiğini, tüm mevduatlarına ve mülklerine haciz konulduğunu, karşı davalının hukuka aykırı kasıtlı eylemleri ile müvekkillerinin manevi kişiliğinin zarar gördüğünü ileri sürerek davacılar... için ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı HMK) 329. maddesi gereğince 5.000,00 TL vekâlet ücreti artı KDV'nin karşı davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile müvekkilleri arasında aynı hukuki sebebe ve fakat dava dışı aynı firmanın davalı bankadan kullandığı bir başka tarihli kredi sözleşmesine dayalı olarak devam etmekte olan ihtilafın görüldüğü İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/277 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, kendi alacağından 3 kat daha fazla müvekkillerine ait paraya haciz koydurmasına rağmen hala müvekkillerinin gayrimenkullerinin satışına gidilmesi nedeniyle İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4173 .... sayılı dosyasından yapılmasına karar verilen gayrimenkul satışının ivedilikle ihtiyatı tedbiren durdurulmasını ve neticede satışın iptalini, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2014/4173 .... sayılı dosyası ile ilgili olarak davalı bankaya yönelik hiçbir borçlarının bulunmadığının tesbiti ile mezkur İcra takibinin müvekkilleri acısından iptalini, takibe mesnet bononun müvekkillerine iadesini bononun iadesi talebinin kabul edilmemesi halinde müvekkillerinin bu bono nedeni ile sorumluluklarının bulunmadığını, davanın devamı sırasında takip konusu alacağın müvekkilleri mevduat hesabından çekilmesi ve dolayısıyla takip konusu alacağın tahsil edilmesi halinde davanın istirdat davasına dönüşerek hukuken geçersiz sözleşme ve bonoya dayalı başlatılıp tahsil edilmiş olan paraların tahsil edildiği günden ödeme gününe dek işleyecek mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile brlikte davalıdan tahsili ile hangi müvekkilin mevduat hesabından çekilmiş ise o müvekkiline ödenmesini, kefalete dair sözleşme maddelerinin hukuken geçersiz olduğunu bildirmesine rağmen müvekkilleri aleyhine icra takibinde bulunan ve bu açıdan açıkça haksız ve kötü niyetli olan davalı bankadan dava konusu İstanbul 10 . İcra Müdürlüğünün 2014/4173 .... sayılı dosyasına konu alacağın % 20'si üzerinden hesaplanacak kötü niyet tazminatının alınarak müvekkiline ödenmesini, davalı bankanın 5.000,00 TL adli para cezasına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalılar-Karşı davacılar ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin borçlu ... ... Matbacılık .... ve .... ....'ne davacı banka tarafından 28.12.2011 tarihli genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırdığı krediye kefil olduklarını, kefalet miktarı ve limit belirtilmediğinden kefaletin geçersiz olduğunu, davacının hiçbir hakkı olmadığı halde müvekkilleri hakkında ihtiyati haciz kararı aldığını ve İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2014/26569 sayılı dosyasından

infaz edildiğini, haksız ihtiyati hacizden dolayı müvekkillerinin ticari itibarının zedelendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... .... (eski no: ... ...) sayılı takip dosyasında ve tahsil tekerrür olmamak üzere asıl borçlu ... ... Matbacılık .... ve .... .... ve ...'in itirazının nakdi alacak yönünden 42.203,91 TL asıl alacak, 5.832,57 TL işlemiş fazi, 91,09 TL BSMV olmak üzere toplam 48.187,57 TL için iptaline takibin bu miktar üzerinden ve fakat asıl alacak tutarı olan 42.203,91 TL'ye takip tarihinden itibaren %37 oranında temerrüt faizi yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazla istemin reddine, davalılar ... ... Matbacılık .... ve .... .... ve ...'in hükmolunan 48.187,57 TL'nin %20 oranında 9.637,51 TL icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmalarına, bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, gayri nakdi alacağa ilişkin olarak davalı asıl borçlu ... ... Matbacaılık .... ve .... ....'nin itirazının 5.225,00 TL'nin deposu yönünden iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla devamına, diğer davalı ... ile ilgili gayri nakdi alacak talebi yönünden istemin reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine, asıl davadaki karşı yönünden; davanın kabulü ile davacılar ... ve ... lehine 5.000,00'er TL olmak üzerek toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın davacı-karşı davalı bankadan alınarak davacılara verilmesine, Birleşen İstanbul 8. ATM'nin 2015/205 .... sayılı dosyası yönünden; davanın kısmen kabulü ile; davacıların İstanbul 10. İcra Müdürlüğü 2014/4173 .... sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile 118.518,87 TL'nin 09.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacı ...'... verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hüküm asıl davada davacı-karşı davalı-birleşen davada davalı Banka vekili ve asıl davada davalı/karşı davacı -birleşen davada davacılar ... ve ... vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-karşı davalı- birleşen davada davalı bankanın asıl davaya yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; asıl davaya konu icra takibindeki alacağa dayanak ..., ..., ..., ... ve ... ... no.lu kredilerin 28.12.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden, ... ve ... ... no.lu kredilerin ise 23.10.2012 tarihli Kredi Çerçeve Sözleşmesinden doğmuş oldukları, 23.10.2012 tarihli genel kredi sözleşmesini Davalı-Karşı Davacılar ... ile ...'in kefil olarak imzalamadıkları ve kefaletleri olmadığından 23.10.2012 tarihli Kredi Çerçeve Sözleşmesi uyarınca çekilen ... ve ... ... no.lu kredi borçlarından sorumlu olmadıkları, asıl davaya konu icra takibine dayanak ..., ..., ..., ... ve ... ... nolu kredilerin Davalı-Karşı Davacılar ... ile ...'in kefil olarak imzaladıkları 28.12.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca çekildiği tespit edilmiş ise de, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK.'nın 484.maddesi uyarınca kefaletin geçerli olabilmesi için kefalet akdinin yazılı şekilde yapılmasının yanı sıra kefilin sorumlu olacağı muayyen miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği de öngörüldüğü, davanın konusu oluşturan 28.12.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde davalı kefillerin kefalet limitleri gösterilmediği, genel kredi sözleşmesinde herhangi bir miktarda bulunmadığı, 818 sayılı BK'nın 484. maddesi gerekse dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 583. maddeleri uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, sözleşmede kefalet tutarının açıkça belli olması gerektiğinden davalıların sözleşme içerisinde sorumlu olacağı kefalet limiti ayrıca ve açıkça gösterilmediği gibi kefillerin sorumluluğuna dair muayyen bir miktarında belirtilmediği, davalıların sözleşmeyle bağlı olmadığı, bu bilgiler ışığında, davalıların işbu sözleşmeye bağlı olarak sorumlu tutulamayacakları, davalı kefiller açısından bu sözleşme geçersiz bulunduğundan, geçersiz sözleşmeye dayalı çekilen kredi borcundan da sorumlu olmadıkları (Yargıtay 19 HD.'nin 19.12.2019 tarih ve 2017/4882 ....- 2019/5617 K. sayılı kararı) mahkemece, asıl davaya konu icra dosyasında takip tarihi itibariyle dava konusu kredilerden dolayı hesaplanan borçtan, davalı-karşı davacı kefillerin sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile asıl davada davalılar ... ve ... aleyhinde açılan davanın reddine karar verilmesi dosya kapsımına, usul ve yasaya uygun olduğundan davacı banka vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmediği, Dairenin 16.10.2019 tarih ve 2018/10079 .... - 2019/1382 K. sayılı kaldırma kararına konu İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2018 tarih ve 2014/277 .... - 2018/139 K. sayılı kararı sadece davalı / karşı davacı / birleşen dosya davacıları ... ve ... vekili tarafından istinaf edildiği, asıl dava davacısı banka vekili ve asıl davanın diğer davalıları ... ... Matbacılık .... ve .... .... ve ... tarafından istinaf edilmediğinden davalılardan ... ... Matbacılık .... ve .... .... ve ... hakkındaki İlk Derece Mahkemesi tarafından önceki karar ile verilen hüküm kesinleşmiş olup bu durum göz ardı edilerek bu davalılar yönünden önceki hükümden farklı yeni bir hüküm kurulması yerinde olmayıp bu durum açıkça istinaf sebebi yapılmasa da kamu düzenine ilişkin olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi uyarınca resen gözetildiği, Dairenin kaldırma kararına konu İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2018 tarih ve 2014/277 .... - 2018/139 K. sayılı kararı ile davacı bankanın davalı kefiller yönünden gayri nakdi alacak talebi isteminin reddine karar verildiği, bu karar davacı banka tarafından istinaf edilmediğinden kesinleştiği anlaşılmakla, davacı banka vekilinin davalı ... hakkında gayri nakdi alacak yönünden talebin reddine karar verildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediği, davacı Banka vekilinin karşı davaya yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde; mahkemece karşı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davacı / karşı davalı banka vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmediği, davacı bankanın birleşen davaya yönelik istinaf itirazları yönünden yapılan incelemede; banka vekili birleşen davaya karşı verdiği cevap dilekçesinde; Davacı -Birleşen davada Davalı ....... ile Davalı ... ... ... ....ve .... .... arasında; 29.09.2010 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, 28.12.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, 23.10.2012 tarihli Kredi Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, davalılar tahsil edildiğinde işbu sözleşmelerden doğan kredi borcuna mahsup edilmek üzere 29.09.2010 tanzim, 25.09.2013 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli bonoyu düzenleyerek Müvekkili Bankaya teslim ettiklerini, bononun vadesi geldiğinde borçlular tarafından ödenmediğinden ihtiyati haciz kararı alınarak kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlatıldığını beyan etiği, Birleşen davaya konu İstanbul 10 İcra Müdürlüğü'nün 2014/4173 .... sayılı icra dosyası ile; Alacaklı banka tarafından davalılar hakkında toplam 90.857,38 TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.09.2014 tarihli 2014/399 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı ve 29.09.2010 tanzim, 25.09.2013 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli bir adet "bono" ya davalı İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... .... ve 2014/16410 .... sayılı dosyalar ile tahsilde tekerrür olmamak üzere icra takibi başlatıldığı, davalı banka vekilinin gerek cevap dilekçesindeki beyanı, gerekse birleşen davaya konu icra takibinin asıl davaya konu icra takibine esas borca tahsilde tekerrür olmamak üzere başlatıldığına ilişkin kayda göre davalı bankanın, birleşen dava konusu bononun kredi sözleşmelerinin teminatı olarak alındığını kabul ettiği, davalı bankanın alacaklı olduğunu iddia ettiği kredilerin 28.12.20 11... .10.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 484. maddesi gereğince, 28.12.2011 tarihli sözleşmede herhangi bir tutar bulunmadığından davacılar ... ile ... bakımından geçersiz olduğu, 23.10.2012 tarihli kredi sözleşmesinde ise davacılar ... ile ...'in kefaletlerinin bulunmadığı, bu hali ile davalı bankanın genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı birleşen dava davacılarından alacaklı olmadığının tespit edildiği, bu tespite göre bu kredilerin teminatı olarak verilen bonodan kaynaklı olarak da birleşen dosya davacılarının davalı bankaya borçlu olmadıkları anlaşılmakla; Mahkemece, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, aksi istinaf istemlerinin yerinde görülmediği, davalı-karşı davacı-birleşen dosya davacılarının asıl davada kötüniyet tazminatına hükmedilmediğine ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde, alacaklı-davacı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötüniyetle yapılması da şart olduğu, Dosya kapsamı itibariyle, davacının asıl davaya konu miktar yönünden davalılar ... ile ... hakkında takip yapmakta ve itirazın iptali davası açmakta haksız olduğu sabit ise de davacının kötüniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği, dosya kapsamı itibariyle davacının kötüniyetinin ispatlanamamış olması karşısında, İİK'nın 67/2 uyarınca kötüniyet tazminatı koşulların oluşmadığı anlaşılmakla; Mahkemece, davalıların kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu, birleşen davada kötüniyet tazminatı hükmedilmediğine yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde, davacılar hakkında icra takibi başlatan davalının haksız ve kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden mahkemece davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı -karşı davacı- birleşen dosya davacılar vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davacı-karşı davalı-birleşen dosya davalısı banka vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun kısmen usulen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, asıl dava yönünden, davanın kısmen kabulüne, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... .... (Eski Esas No: ...) sayılı takip dosyasında ve tahsilde tekerrür olmamak üzere asıl borçlu ... ... Matbacılık .... ve .... ....'nin itirazının nakdi alacak yönünden toplam 67.016,31 TL. Yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacak tutarı olan 54.985,90 TL'sına takip tarihinden itibaren %72 oranında temerrüt faizi yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, davalı ...'in itirazlarının nakdi alacak yönünden 54.073,49 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren %72 oranında temerrüt faizi yürütülmek suretiyle takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen 67.016,31 TL alacağın %20'si oranında 13.403,26 TL icra inkâr tazminatının davalılar ... ...... ...., ...'den (... ...... .... tamamından, diğer davalı ...'in 10.814,69 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, Gayri nakdi alacağa ilişkin olarak davalı asıl borçlu ...nin itirazının 5.225,00 TL'nin deposu yönünden iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla devamına, davalı ... ile ilgili gayri nakdi alacak talebi yönünden istemin reddine, davalılar ... ve ... aleyhinde açılan itirazın iptali davasının reddine, şartları oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminat talebinin reddine, asıl davadaki karşı yönünden; davanın Kabulü ile davacılar ... ve ... lehine 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın davacı-karşı davalı bankadan alınarak karşı davacılara verilmesine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile; davacıların İstanbul 10 İcra Müdürlüğünün 2014/4173 .... sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile 118.518,87 TL'nin 09.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacı ...'... verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine şartları oluşmadığından davacıların kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar, asıl davada davalı/karşı davacı -birleşen davada davacılar ... ve ... vekilleri ile asıl davada davacı- karşı davalı- birleşen davada davalı Banka vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl Dava, davacı banka ile davalı ... ... ... .... ve .... .... arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı müteselsil kefiller hakkında yapılan takibe vaki itirazın iptali, karşı dava, haksız ihtiyati haciz nedeniyle manevi tazminatın ve HMK'nın 329. maddesi uyarınca para cezasının ödetilmesi, birleşen dava ise, davacıların İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2014/4173 .... sayılı icra dosyasındaki takibe dayanak bonodan dolayı davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptali istemine ilişkindir B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre asıl davada davalı/karşı davacı -birleşen davada davacılar ... ve ... vekilinin tüm, davacı - karşı davalı- birleşen davada davalı Banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Asıl davada yönünden; Mahkemece davalı ... ile ilgili reddedilen nakdi alacak ve gayri nakdi alacak talepleri bakımından davanın reddine karar verildiğinden bahisle davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de, davalı ...'in kendisini vekil ile temsil etmediği anlaşıldığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

3.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince karşı dava yönünden esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince birleşen dava yönünden esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı/karşı davacı -birleşen davada davacılar ... ve ... vekilinin tüm, davacı - karşı davalı- birleşen davada davalı Banka vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacı - karşı davalı- birleşen davada davalı Banka vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin asıl dava kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (11) numaralı bendinde yer alan “Reddedilen nakdi alacak yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'... verilmesine” ibaresi ile (12) numaralı bendinde yer alan ''Reddedilen gayrinakdi alacak yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'... verilmesine'' ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (3) numaralı bent uyarınca davacı - karşı davalı- birleşen davada davalı Banka vekilinin karşı dava yönünden temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, (4) numaralı bent uyarınca asıl davada davalı/karşı davacı -birleşen davada davacılar ... ve ... vekili ile davacı - karşı davalı- birleşen davada davalı Banka

vekilinin birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 02.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6059, K. 2026/4132, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-6059-e-2026-4132-k-d1960c65c088