Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/2317 E. 2026/5721 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2317
- Karar No
- 2026/5721
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/331 E., 2026/315 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2024 tarihli ve 2023/577 E., 2024/46 K. sayılı kararı ile sanık ... ... ve ... hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l-son) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altı ve yedinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl hapis ve 1.600.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 05.04.2024 tarihli ve 2024/1256 Esas, 2024/1465 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkındaki İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve C.Savcısının istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-f ve 289/1. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2024 tarihli ve 2024/415 E., 2024/494 K. sayılı kararı ile sanık ... ... ve ... hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 ve 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l-son) bendi, 43 üncü maddesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altı ve yedinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 3 ay hapis ve 600.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.11.2024 tarihli ve 2024/3474 Esas, 2024/7051 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkındaki İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanık ...'ın istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-f ve 289/1. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının bozulmasına karar verilmiştir. 5.Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2025 tarihli ve 2025/47 E., 2025/148 K. sayılı kararı ile sanık ... ... ve ... hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 ve 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d ve l-son) bentleri, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altı ve yedinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 10... ay hapis ve 3.750.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 6.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 18.06.2025 tarihli ve 2025/1942 Esas, 2025/2117 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkındaki İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve müdafi ile ... müdafinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca sanıklar hakkında kurulan hükümlerin ikinci fıkralarında yer alan "TCK 43" ibaresinin çıkartılarak yerine "TCK 43/1" ibaresinin eklenmesine, yine hükümden vekalet ücreti ile ilgili kısmın sekizinci bendinde yer alan "sanıklardan" ibaresinden sonra gelmek üzere "eşit şekilde" ibaresinin eklenmesine, ayrıca hükümlerde "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin sanığa anlatılmasına" ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5375 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 7. Bu kararın Sanık ... ve müdafi, sanık ... ... müdafi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 27.11.2025 tarihli ve 2025/4061 Esas, 2025/15321 Karar sayılı kararı ile, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı uyarınca ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri kapsamında kalmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararına uyularak yeniden kurulan 06.09.2024 tarihli hükme ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 05.03.2025 tarihli karara yönelik verilen düzeltilerek esastan ret kararının hukuka aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 8. Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 02.02.2026 tarihli ve 2026/331 Esas, 2026/315 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyulup, duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-D-L, son, 43/1, 52/2-3-4, 58... . maddeleri uyarınca 10... ay hapis ve 3.750.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 24 eşti taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafinin temyiz isteği; zararın miktarının net bir şekilde ortaya konulamadığını, sanık hakkında TCK'nın 168/2 maddesinin şartları oluşmasına rağmen bu hükmün uygulanmadığını, bozma sonrasında bozma gerekleri tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmeden hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Sanık ...'un temyiz isteği; katılanların zararının giderilmiş olmasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığını, bozma kararı sonrasında yapılan duruşmaya katılanların katılmadığını, usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. GEREKÇE A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden; Sanık ve müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden gönderilen 12.02.2026 tarihli dilekçe ile "mahkumiyet kararının onaylanmasını istiyorum, temyiz etmek istemiyorum" şeklindeki dilekçesi ile sanık müdafinin 28.02.2026 tarihli dilekçesinde "müvekkilimin talimatı doğrultusunda temyiz hakkımızından ve başvurumuzdan vazgeçiyoruz ve feragat ediyoruz" beyanı ile temyiz hakkından vazgeçme iradesini bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden;
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın ve müdafinin temyiz nedenleri reddedilmiş hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) başlığında açıklanan nedenle, 5271 sayılı CMK'nın 266/1 maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) başlığında açıklanan nedenlerle sanık ... ve müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.