Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/5131 E. 2026/4958 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5131
Karar No
2026/4958
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/538 E., 2025/366 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-son maddesine göre (e), (f), ve (j) bentlerinde sayılan hâllerde temel hapis cezasının 3 yıldan ve temel gün adli para cezasının, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olamayacağı, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nın 61/1 maddesinde yer verilen kriterler ile aynı Kanun'un 52. maddesi de gözetilmek suretiyle hapis cezasının alt sınırı 3 yıl ve gün karşılığı belirlenecek adli para cezasının alt sınırının haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel cezaların belirlenmesi, akabinde artırım ve indirimlerin bu miktarlar üzerinden yapılması gerekirken, somut olayda suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının "1.950,00 TL" olduğu, buna göre temel gün adli para cezasının alt sınırının "195" gün olacağı; sanık hakkında kurulan hükümde "şahsi ve sosyal durumu, suçun işleniş şekli, sanığın suçu itiyat haline getirdiği, kastının yoğunluğu nazara alınarak taktiren teşdiden" şeklindeki gerekçeye istinaden temel hapis cezası alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği hâlde temel gün adli para cezasının "100" olarak belirlenmesi suretiyle yasal alt sınırın da altında belirlenmesi suretiyle gün adli para cezası yönünden eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından ve 5237 sayılı TCK'nın 52/2 maddesinin uygulanması sırasında aynı Kanun'un 158/1-(f)-son maddesinde yer alan düzenlemeye istinaden adli para cezası miktarının, haksız menfaatin iki katından az olamayacağı gerekçesiyle 3.900,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle hatalı uygulama yapılmış ise de netice adli para cezası miktarı bakımından bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

04.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/5131, K. 2026/4958, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-5131-e-2026-4958-k-ffa87fcf0fbb